Malatesta: Anarşiye Doğru

malatesta

Yaygın olarak kabul gören görüş bizim, kendimize devrimci dediğimiz için, anarşinin, var olan her şeyi şiddetle alaşağı ederek bunların yerine yepyeni kurumlar getiren bir ayaklanmanın doğrudan bir sonucu olarak, bir çırpıda geleceğini sandığımızdır. Ve gerçeği söyleyecek olursak, devrimi bu şekilde tahayyül eden kimi yoldaşlarımız da böyle düşünmekte.

Bu önyargı neden birçok dürüst muhalifin anarşinin olanaksız bir şey olduğuna inandığını açıklıyor, ve aynı zamanda halkın mevcut ahlaki vaziyetinden iğrenmiş ve anarşinin yakın zaman içinde gelmeyeceğini gören bazı yoldaşların neden kendilerini hayatın gerçekliklerine karşı körleştiren bir aşırı dogmatizm ile pratikte anarşist olduklarım ve anarşi için mücadele etmeleri gerektiğini unutmalarına yol açan bir oportünizm arasında sendelediğini de açıklamakta.

Elbette, anarşinin zaferi bir mucizenin sonucu olamaz, bu zafer, yeterli güce sahip olmadan hiçbir şeyin yapılamayacağını söyleyen genel yasayla (yeterli neden olmadan hiçbir şeyin olmayacağına dair bir evrim aksiyomu) çelişkili olarak da gerçekleşmeyecektir.

Eğer bir yönetimin yerine bir diğerini geçirmek, yani isteklerimizi başkalarına dayatmak isteseydik, tek gereken, şimdiki zalimlere karşı gelmek için gereken maddi güçleri bir araya getirmemiz ve bu baskıcıların yerine bizim geçmemiz olurdu.

Ama bizim istediğimiz bu değil; biz Anarşiyi, yani özgür ve gönüllü anlaşmaya dayalı bir toplumu içinde hiç kimsenin kendi isteklerini bir başkasına dayatamayacağı, herkesin dilediğince hareket edebileceği ve herkesin gönüllü olarak genel refaha katkıda bulunacağı bir toplum istiyoruz. Ama bu nedenle, tüm insanlık yalnızca hükmedilmeyi değil, hükmetmeyi de istemeyinceye ve herkes dayanışmanın yararını anlayıp, içinde artık şiddetten ve dayatmadan eser kalmayan bir toplumsal yaşam modu nu nasıl örgütleyeceğini öğrenene kadar anarşi tam ve evrensel olarak zafer kazanmış olmayacaktır.

Ve tıpkı çevrenin kademeli olarak değişmesi, isteklerin şekillenmiş olması ve acil hale gelmesi ile orantılı olarak gerçekleştirilmesi dâhilinde, bilincin, iradenin ve yeteneğin yavaş yavaş gelişip, gelişim fırsatlarını ve araçlarım bulacağı gibi, anarşi de ancak yavaş yavaş gelebilir yavaşça, ama kesinlikle yoğunluk ve genişlik kazanarak.

Bu nedenle, mesele anarşiyi bugün, yarın ya da on asır içinde gerçekleştirme meselesi değildir, bugün, yarın ve daima anarşiye doğru yürüyor oluşumuz meselesidir... özel mülkiyet ve devlet kurumlarına indirilen her darbe, halk bilincinin her yükselişi, mevcut koşulların her alt üst edilişi, maskesi düşürülen her yalan, iktidarların kontrolünden alınan insan faaliyetinin her bölümü, dayanışma ve girişim ruhunun her artışı anarşiye doğru atılan bir adımdır.

Errico Malatesta
Önceki Yazı:Ne Efendi Ne de Kul - Bao Jingyan
Sonraki Yazı:Entelektüeller ve Tarihsel Blöf
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...