Mavi Marmara Katliamı, Siyonizm ve Anti-Semitizm Sarmalı Üzerine - Dilaver Demirağ

mavimarmara

İsrail-Filistin sorunu nerede ve ne zaman başgösterse buna dair tavır belirlemede sorunun nasıl geliştiğinden, kimin kimi öldürdüğünden ya da buna dair neler söylendiğinden çok bu soruna dair görüş belirtenlerin kimler olduğu konusu belirleyicilik kazanmakta. Zira özelikle de anarşistler, anti otoriterler ve anti militaristler arasında İsrail-Filistin (siyonizm-anti semitizm) denklemleri taraf olmak üzerinden bir politik kimlik sorununa indirgenmiş görünüyor.

Tartışmada görüş belirtenlere tek tek cevap vermek yerine bitip tükenmek bilmeyen vicdanları adeta köreden bu tartışmanın kökenlerine inerek aklı devreye sokmak istiyorum.

Her İsrail devleti ve siyonizm eleştirisi altında anti semitizm arayan ya da öyle olmadıklarını söyledikleri halde bu eleştiriler  karşısında alınganlık gösteren arkadaşlara özellikle belirtmek isterim ki, militarist bir kuruluş hikayesine sahip olup resmi ideolojisi ( ırkçı ve dinci bir ideoloji olarak) siyonizm olan İsrail devletinin meşruiyeti 2. dünya savaşında yaşanan yahudi soykırımına (holokost'a) dayanır. Yani bir soykırımın mağduru olan bir halkın devlet kurmasının meşruiyeti üzerinden militarist, ırkçı ve savaşarak genişleme esaslarına dayanan yeni ve işgalci bir devlet inşa edilir. Eskinin mağdurları adına davrandıklarını iddia edenler yerleştikleri "kutsal" topraklarda 3000 yıldır kimlerin yaşadığı ile ilgilenmeksizin o topraklarda oranın yerlileri ile barış içinde birarada yaşamak yerine yerlileri yerlerinden sürerek siyonizm denen dinsel ırkçı bir ideolojiye dayanan bir savaş devleti inşa etmeyi tercih ettiler. Ve hikaye 1948'den bu yana bu biçimde devam etti ve her savaşın sonunda İsrail Devleti'nin sınırları biraz daha genişledi.

Bugün İsrail devletinin genişlemesi tamamlanmış değildir ve bu süreç devam etmektedir. Tüm bu tespitleri yapmadan yapılacak tartışmalar havada kalır. Bu açıdan savaşın asıl kaynağının sıradan bir militarist olmaktan öte (zira her devlet militaristtir) varlığı savaş ve genişleme üzerine kurulmuş olan İsrail devleti olduğunu konusunda bir konsensusa varmak gerekir. Bu olmadan filistinli silahlı grupları özelde de Haması savaş konusunda İsrail ile (politik doğruculuk adına) eşit düzeyde sorumlu tutmak tarihi katliamlarla dolu (Sabra-Şatila, Lübnan,,Gazze vb.) ve soykırımı devlet politikası haline getirmiş bir devletin vicdani sorumluluğunu gözlerden gizlemeye hizmet eder. Soykırım eğer öldürülen insan sayısına bakmadan bir halkı yada etnisiteyi salt kimliklerinden dolayı yerlerinden etmek, sürmek, yoketmek, katletmek vb. eylemlerinden oluşan bir kavramsa İsrail devletinin filistin'in yerli halkına 1948'den beri yapmakta olduğu bu şey açık bir soykırımdır. Bunun adını koymakta bir beis yoktur. Hamas'ın yada Hizbullahın sivil yerleşim birimlerine attığı füzeleri ya da bombaları bu soykırıma eşdeğer tutmak olsa olsa vicdani bir körlüğe işaret eder.

Son olayda "Gazze'ye insani yardım filosunun" T.C.  devletinin stratejik politik hedefleriyle ötüşüyor olması, o filoda yeralan gönüllülerin bir bölümünün Hamas'a sempati duyuyor ya da siyasal islamcı dünya görüşünü benimsiyor olması İsrail devletinin silahsız aktivistleri katletmesini haklı çıkarmaz suçunu bir nebze olsun hafifletmez. O aktivistlerin ölümü göze alarak bu işe girişmiş olmaları ya da ateş ederek üzerlerine gelen İsrail askerlerine direnmeleri ölümü hakettikleri anlamına hiç gelmez. Bir yaşındaki çocuğunu bu riskli geziye sürükleyen annenin yapmış olduğu sorumsuzluk İsrail devletinin suçluluk hanesine hafifletici sebep olarak yazılamaz. Böylesi bir katliama tepki vermeden "bize ne gerek var zaten herkes nefret söylemi üzerinden tepki veriyor biz asıl konuşulmayanları konuşalım şeytanın avukatlığını yapalım" mealinde bir konuşma yapma hakkını vermez. Gazze'deki ablukayı 1.5 yıl önceki "dökme kurşun operasyonu" ile yaşanan katliamı genel olarak Filistinlilere uygulanan soykırımı vicdanları sızlamadan soğuk politik gözlerle izleyerek bu konu üzerine teorik tartışmalar yapmaya kalkışmak anti militarizm ve savaş karşıtlığı duruşunu soykırımı uygulayan özne ile soykırım koşullarında örgütlenerek militarist yöntemler uygulayarak iktidar peşinde olan grupları eşit politik düzlemde ele almak sadece politik bir körlüğe değil aynı zamanda vicdani bir körlüğe de işaret eder.

İsrail devletinin 60 küsur yıllık soykırımını batı dünyasının entelijansiyasından ve "demokratik" kamuoyu baskısından uzak tutabilmesinin başarısı küresel bir dezenformasyon lobiciliğinden ve yahudi halkının geçmişte maruz kaldıığı soykırımı ustalıkla bir sermaye (sömürü nesnesi) haline getirebilmiş olmasında saklıdır. Böylece İsrail devletinin kuruluşunun meşruiyeti hiçbir biçimde sorgulanmayacak onu eleştirenler anti semitik olarak yaftalanıp ırkçılar kervanına dahil edileceklerdir. N. Chomsky dahil bir çok yahudi kökenli entellektüelin ya da siyonizm karşıtı dindar yahudilerin dillendirdiği bir sloganı anmadan edemeyeceğim. Günümüzde anti semitizmin en büyük anası siyonizmdir. Zira siyonizmin ihtiyaç duyduğu "düşman" kavramına anti semitizm cevap vermektedir. Bu bakımdan siyonistlerin bir zamanlar FKÖ'yü bölmek için Hamas'ı desteklemiş olması kimseyi şaşırtmasın. Amerikalı bir "terör" uzmanına göre terörizm amerikan çıkarlarının karşısında olan şeydir. Taliban Sovyetlere karşı savaşırken özgürlük savaşçısıdır ama ABD'ye karşı savaşmaya başlayınca teröristtir. Bu anlamda siyonizm ve ırkçı İsrail devleti "anti semitizm" olmadan "islami cihad" tehdidi olmadan ayakta kalamaz. Söylediklerimi anti semitik bulacak olanlar varsa gelişmeleri biraz da bu açıdan okumalarını öneririm.

Şimdi şunu sormak istiyorum acaba batılı medya ve ideolojik merkezlerce yaratılan "islami terör", "şeriat" ve "islami cihad" vb. kavramlar üzerine inşa edilmiş bir paranoya ve ayrımcılık olan islamofobinin her siyonizm eleştirisi görülen yerde anti semitizm görme refleksiyle bir bağlantısı olabilir mi?

B. Eraslan

Önceki Yazı:İslam Karşıtlığı; 21. Yüzyılın Anti-Semitizmi ve Küresel Savaş Çığırtkanlığı - B. Eraslan
Sonraki Yazı:Anarşistlikten Hükümet Yalakalığına - Dilaver Demirağ
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...