Pasifizm Kavrayışı ve Sol Anarşizm – Numan Bey

numanbey1

Bu yazılara başlamışken, ara vermeden saframızda olanları dökmeye devam edelim: İtaatsiz bir internet dergisi. Bunu çeşitli defalar ifade etmişlerdi ve bunun böyle olduğuna inanıyorum. Grup olmak ve çevre oluşturmak isteyen ve kendine özgü ortak kaygıları olan ve bu ortak kaygılarından hareketle örgütlenmek isteyen insanların oluşumu değil.

İtaatsiz'i oluşturan insanlar arasında anarşizmin çeşitli felsefi ve düşünsel çeşitliliğine sahip insanlar var olmuş ve farklılıklarıyla bir arada olmaya çaba sarfetmişler. Pasifist anarşistinden, Post-sol anarşizm ve isyancı anarşizmi benimseyen kişilere kadar insanın içinde olduğu bilinmekte. Şu an da bu böyle.

Fakat her ne hikmetse İtaatsiz dergisini pasifist anarşistlerin bir dergisi olarak göstermek için oldukça çaba sarf edildi. Buna neden olan saikler nelerdir sorusuna iyi niyetli bir yanıt; İtaatsiz’de Tolstoy ve Şiddet üzerine belkide Türkiye’de ilk defa yayınlanmış olan Hrıstiyan Anarşistlerin ve Tolstoy’un şiddeti eleştiren bakış açılarını konu alan oldukça uzun bir makalenin yayınlanmış olması gösterilebilir. Dedim ya bu sadece iyi niyetli ve saf bir yorumdur. Fakat benim asıl kanaatim bunun aksinedir. Pasifist kelimesi sadece “karalamak” maksadıyla kullandıkları ve küfür niyetine geçen güzel bir malzemedir.

İtaatsiz dergisini pasifist gösterme maksadının ardında yatan asıl saik, İtaatsiz’i oluşturan insanların söyleyecekleri şeylerden imtina etmemeleridir. İtaatsizde bulunan insanlar pasifizmi zannederim bir küfür olarak algılamadıklarından olsa gerek buna bir tepki de göstermeyip, kimi yerlerde bunun doğru olmadığını ifade etmişlerdir sadece. İtaatsiz gerek anarşistlere ve gerekse solculara ve gerekse de kürtlere ve onların basiretsiz reel politik duruşlarına, zamanı geldiğinde oldukça politik getirileri hesaba katmaksızın söyleyeceklerini söylemekten imtina etmemiştir. Ve bundan hareketle de pasifizm kavramı bir çeşit küfür olarak onun yaftalanması için kullanılmıştır.

Açıkça ifade etmek gerekir ki; İtaatsiz ne o, ne bu, ama hepsi de olabilir. Burada anarşist farklı bakış açılarının şiddete dair farklı fikirlerini ifade eden yazıları da yayınlanmıştır. Yazılardan hareketle ona pasifist demek ancak bir cehaletin dışavurumu olarak değerlendirilebilir.

Peki Pasifizm kavramı neden bir karalama olarak görülmekte ve bu kavram ısrarla küfür niyetine kullanılmaktadır?

İşte bu soru daha önceki yazıda ifade etmiş olduğum şey göz önüne alınmadan cevaplandırılamaz. Bu durumu Türkiye solu ve onun, kendini anarşistler olarak tanımlayan kişiler ve gruplar üzerindeki etkilerine gönderme yapmadan anlayamayız.

Sol’un içerisinde bulunmuş, onun tarihini ve sürecini yaşamış olanlar bilir ki; pasifizm bir küfürdür. Pasifizm kavramının kaderi anarşizm kavramının Türkiye Solunun kavram dünyasında işgal ettiği yer gibidir. Bu zihniyete göre anarşizm şiddet ve hatta terörizmle eş tutulan bir kavram olduğundan, Türkiye solundaki bu kavrayış, anarşizmin dünya çapındaki bu algılanma biçimi, bugün dahi anarşist gruplar içerisinde bulunan insanlarca sadece yıkan ve dağıtan insanlar, grup ve gruplarına verilen ad olarak kavranmaktadır.

Bu algının başka bir yanlış yansıması ise pasifizm’de ortaya çıkmaktadır. Pasifizmi pasif olmak ve hareket etmemek ve baskıya ve sömürüye boyun eğmek olarak anlamakta olduklarından, pasifizm kavramının işaret ettiği şeyi anlamaktan uzak durmaktalar. Ha keza bilen kişiler ve gruplar ise bunu kendi politik-pragmatik duruşlarında manipülatif bir dille propaganda malzemesi olarak kullanmaktalar.

Ölüm oruçlarından, sokakta polise karşı yüzyüze direnme ve kendini teslim etmeme, dayak ve işkenceye bedeniyle karşı koymaya kadar (ki bunlar 12 Eylül şartlarında cezaevinde bulunan Silahlı mücadele savunuru örgütlerin tek ve yegane mücadele biçimidir) direnişlerin hepsi pasifist direniş biçimleridir.

Kısaca; pasifizm kavramını kara çalma için kullanmakta olan solculardan anarşistlere kadar olan spektrumda bulunan grup ve insanların dünyasında şiddet ve şiddet kullanmayı savunmak, pasifizmi savunmaktan daha kolaydır. Pasifizm savunulması en zor olan bir şeydir. Bu kozmoloji şiddetin meşruiyetini şiddet kullanmayı tu kaka eden düşüncelere galebe çalar.

Bunu meşru kılan atmosfer mücadeleyi sadece reaktif mücadele olarak anlayan insanların ve o insanların halet-i ruhiyesinin yansıması olarak okunmalıdır. Bunun bir şiddet kültürü ve onun toplumsal meşruiyetiyle alakası da olmalıdır. Bu ise başka bir yazı konusudur zannımca.

Anarşizme gelince: o kendi içerisinde Pasifizmi çeşitli tarihsel dönemlerde hayata geçiren deneyimlere de sahiptir. Tolstoy önemli bir figürdür ve onu yüzlerce düşünür takip etmiştir. Ellul en önemli düşünür ve anarşizmin çağdaş duruşuna Teknolojik Toplum, Propaganda ve Anarşizm ve Hristiyanlık eserleriyle katkı sunmuş önemli bir figürdür ve anarşist literatür pasifist düşünürlerin çalışmalarıyla daha da çeşitlenmiş ve çeşitlenmektedir.

Numan Bey / itaatsiz.org

Önceki Yazı:Reel Politik: İyisi de Kötüsü de Olamamak – Numan Bey
Sonraki Yazı:AKP, Sol, Anarşistler – Numan Bey
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...