Küresel Oligarşi ve Liberal Değerlerin İflası – Dilaver Demirağ

dilo1 - Kopya

Bir ülkenin küresel oligarklar tarafından saldırıya uğruyor olması, o ülkenin buna tüm gücü ile direnmesi elbette takdir göresi bir şeydir ama sırf bu yüzden de aziz ilan edilemezler. Bu ülkelerin tümü de muhaliflerine dönük baskıcı rejimleri ile en sıradan biçimsel bir demokrasiden bile geridedirler. Tam da bu nedenle liberal erdemler küresel oligarşiye dönük en sağlam direniş biçimidir.

Günümüzde ABD ve AB kaynaklı değerlere, onların iki yüzlü ve gücü, ekonomik çıkarları herşeyden yüce tutan siyasi ahlak anlayışlarına karşı belli bir kesimde oluşan nefret dalgası öylesine güçlü ki Putin gibi bir diktatör bile sırf bu sisteme direndiği için neredeyse aziz konumuna getirilecek. Demokrasi kavramı küresel finans sisteminden gücünü alan Wall Street Bankerleri tarafından öylesine yozlaştırıldı, bir zamanlar gerçek bir erdem olan liberal düşünce öylesine alçaltıldı ki bu sistemden nefret edenler nezdinde dikta rejimleri (Venezüella, İran vb) sırf bu kişilere direndiği için övgüyle anılmaktalar.

Amerikalı ve Kanadalı bir grup sosyalist akademisyen ve entelektüel tarafından kurulan Global Resarch isimli web sitesinin yan kuruluşu konumundaki Pres Tv'de yer alan ve Türkiye'deki İran yanlılarının sitesi Medya Şafak tarafından çevrilen Dr. Kevin Barrett İmzalı "Putin, Yeni Dünya Düzeni’ne Tanrı korkusunu getirdi" başlıklı makale tam da bu zihniyetin mükemmel bir cisimleşmesi. Barret kapitalist sistemi ve onların idarecisi olan Wall Street Bankerlerinin oluşturduğu oligarklara karşı direniş sergileyen Putine duyduğu hayranlığı gizlemiyor. Hani nerede ise Putin bir aziz ilan edilecek, hatta kapitalizme karşı direniş isteyen insanlığın Mesihi ilan edilecek. Barretin direniş örneği olarak ortaya koyduğu ülkelerin tamamı da popülist liderler tarafından yönetilen dikta rejimleri. Bu rejimlerin muhaliflerine dönük baskıcılığı da malum ama bu liderlerin tamamı da halk oylaması ile başa gelmiş kişiler. Bir anlamda temsili demokrasinin popülist liderler eli ile nasıl infaz edilebileceğinin somut örnekleri. Baskıcı yönetim modeline Türkiye'den Tayyip Erdoğan da eklenebilir. Ancak Barret onun adını hiç anmıyor. Çünkü bu sitenin yazarları nezdinde o bir İslamcı Suud vb'leri ile birlikte el kaide gibi unsurları destekliyor.

Fena Halde Oryantalist Solculuğun Fikri Sefaleti

Tam da bu nedenle bu üçüncü dünyacı diyeceğimiz sol elitizmin fena halde oryantalist olduğunu da görebilmek mümkün. Çünkü el- kaide vb İslami direniş örnekleri- tıpkı Erdoğan gibi-Suriye'deki laik rejime ABD ve Batı desteği ile saldıran yoz dinciler. İlginçtir Türkiye'de muhalifleri nezdinde Erdoğan'ın algılanış biçimi de aynı. Oysaki Erdoğanın'da İran ya da Venezüella liderlerinden farkı yok. Bir dönem küresel kapitalizm ile iş tutmuş olmasına, onların yoz demokrasi anlayışlarını sahiplenir gibi görünmesine karşılık şu anda tam da Barret'in sözünü ettiği Banker Oligarşisi tarafından devrilmek isteniyor. Ukrayna da Yanukovici deviren koalisyonun militan gücü neo- Naziler iken burada radikal sol da sahne de.  Ama aslında hizmet ettikleri merkez- elbette kendilerine rağmen - tam da ideolojileri ile orantılı olarak aslında düşman belledikleri güçler yani uluslararası kapitalizm, ABD, AB ve elbette İsrail;  daha kısaltırsak emperyalist sistem. Yani Erdoğan ile Maduro ya da Putin arasında fark yok. Tümü de modern devlet aygıtı ile bütünleşmişler, tümü de gücü mutlak hale getirip tekelleştirmiş durumdalar ve tümü de iki seçenek sunmaktalar ya onlara sahip çıkan, destekleyen kitleye katılarak güvenli bir hayat ya da en sert polisiye tedbirler ile saf dışı kalmak. Mesele sekularizme, banker elitizminin satanistlikle flört halindeki inanç dünyasına karşı otantik inançlar ile karşı koymaksa Erdoğan gerçekten bu konuda samimidir. O Sünni İslam inancının Cumhuriyet sonrası sağcılaşan, tutuculaşan yorumunu tüm kalbi ile benimsemiş birisi. Ve uluslararası sistemden de onun dayattığı sözde liberal demokrasiden de tam da dindar olması nedeni ile değerler düzleminde tiksinmekte.

Erdoğan Facebook, Twitter ve YouTube'nin aileleri tehdit ettiğine, popüler kültürü yayan kültürel ajanların ahlaksızlığı yaydığına tüm kalbi ile inanıyor. Baktığında kendisine oy veren otantik dindar kitle dışında kalanları yoz olarak görmekte. Kızlı erkekli evler ile ilgili tespitlerinin ardında da içkiye karşı oluşunun ardında da sahip olduğu dini değerler var. Ancak Barret onu Putin’le, İran liderleriyle, Chavez’in halefi Maduro’yla birlikte anmıyor. Onlar gibi takdir görmüyor. Barret'e, dahası Global Research'ın kurucusu - ki bu ismin bizdeki temsilcisi Fikret Başkaya'dır ve tıpkı onun sitesinin bir benzeri olan Özgür Üniversite sitesi de İslamcılardan hiç hazzetmez - Michael Chossudovsky  aslında batı dışı dünyaya tam da batının gözlükleri ile bakarak kendileri için birinci sınıf demokrasi talep ederken kendi dışlarındaki dünyaya popülist otokrasileri uygun görebilmekteler. Oysa Rusya Çin vb. diğer Şanghay İşbirliği grubu ülkeleri de,  Venezüella, İran ve hatta Türkiye'de en az onlar kadar birinci sınıf bir demokrasiye layıktırlar.

Bir ülkenin küresel oligarklar tarafından saldırıya uğruyor olması, o ülkenin buna tüm gücü ile direnmesi elbette takdir göresi bir şeydir ama sırf bu yüzden de aziz ilan edilemezler. Bu ülkelerin tümü de muhaliflerine dönük baskıcı rejimleri ile en sıradan biçimsel bir demokrasiden bile geridedirler. O ülkede yönetimlerin halk iradesi ile seçiliyor olması, bu ülkelerde olması gereken demokratik standartların mevcut olduğu anlamına gelmez.

Tam da bu nedenle liberal erdemler küresel oligarşiye dönük en sağlam direniş biçimidir. Çünkü küresel oligarşinin en korktuğu şey birinci sınıf bir demokrasi ve bununla birlikte gelecek denetimdir. Dahası onların en büyük kabusu bir ülkede gerçek bir liberal ekonominin uygulanma ihtimalidir. ABD gerçek bir liberal ekonomiye ve bununla eş orantılı olarak liberal bir demokrasiye sahip olabilseydi, bu küresel çete'nin borusu ötmeyeceği gibi hepsi de işledikleri suçlar nedeni ile hapishanelerde ömür dolduruyor olacaklardı.

Dilaver Demirağ / itaatsiz.org

Önceki Yazı:İsrail Katliamına Anti-Semitizm Bahanesi (1) – Dilaver Demirağ
Sonraki Yazı:Esrar ve Dervişler
3 Yorum
  1. Can

    Çok beğendim, teşekkürler.

  2. liberalızmden kusacagız artık yeter,çelişkili ve yetersız geldı bana yazı

  3. kemal saral

    İran'ın İngilizce yayın yapan yarı resmi TV kanalı Press TVyi Global Research internet sitesinin yan kuruluşu yaptın ya. Oryantalizmin bile gerisindesin, ne diyem.

    "Türkiye'deki İran Yanlıları":)

Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...