Yeni ÇED Yönetmeliği: Bir Doğayı Katletme Yönetmeliği

Resmi gazetede bugün yayınlanan yeni ÇED yönetmeliği adeta doğa katliamı için hazırlanmış izin ve yetki belgesi gibi.

Yeni yönetmelikte artık aşağıdaki yapılaşmalar için ÇED raporu aranmayacak.- Kentsel dönüşüm alanları

- 50 bin metrekarenin altındaki alışveriş merkezleri

- 100 odanın altındaki turizm tesisleri ve oteller

- 500 konutun altındaki toplu konut projeleri

- Yıllık üretimi 30 bin tonun altındaki balık çiftlikleri

- Golf tesisleri

- Toplam ısıl gücü 300 megavattan az olan termik güç santralleri ile diğer yakma sistemleri

- Pist uzunluğu 2 bin 100 metrenin altındaki havaalanları

- Kapasitesi günlük 1 tonun altındaki tıbbi atık yakma tesisleri

- Yıllık 10 milyon metrekübün altında yeraltı suyu çıkarma tesisleri

- Akarsu havzalarında yılda 100 milyon metrekübün altındaki su aktarma projeleri

- 10 milyon metrekübün altındaki baraj ve göletler

- 10 Megavatlık hidroelektrik santralları

- Yıllık 1000 tonun altında üretim yapılan kültür balıkçılığı tesisleri

- 100 kilometre altı demiryolu projeleri

- Yeraltından geçen demiryolları, metrolar

- Beyaz eşya boyama projeleri

- 3 milyon metreküp altındaki dip taraması ve denizden, göllerden ve nehirlerin dibinden malzeme çıkarılması

- 300 bin tonun altında seramik üreten tesisler

- 10 bin metrekarenin altındaki deniz doldurma projeleri

- Tuz çıkarılması

- Orman ürünleri ve selüloz tesisleri

- Sanayi ve enerji tesislerinin sökümü

- Seramik üreten tesislerde ÇED uygulama sınırı 100 bin tondan 300 bin tona çıkarıldı.

Ayrıca eski yönetmelikte yer alan ve Anayasa mahkemesinin iptal ettiği “23/6/1997 tarihinden önce kamu yatırım programına alınmış olup, 29/5/2013 tarihi itibariyle üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır” hükmüne bu yönetmelikte de aynen yer verilerek 3. havaalanı, 3. köprü, İstanbul-İzmir otoyolu gibi projeler ÇED incelemesinden muaf bırakılmış oldu.

Başak ŞAHİNDOĞAN

Önceki Yazı:Hakikati Arayan Anarşizm ve Hakikatten Sapma: Reel Politiğin Rezaleti – Numan Bey
Sonraki Yazı:İnsan, İslam ve Halife: Egemen mi, Gözetmen mi? – Dilaver Demirağ
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...