9. Anarşinin Antropolojisi – Pigmeler – Harold B. Barclay

Geleneksel  Pigme  avcıları  küçük  göçebe  kafileler halinde, Zaire’nin içerlerindeki yağmur ormanlarında  yaşarlar. Ne resmî bir liderlikleri ne de resmî grup meclisleri vardır, buna rağmen öne çıkan kadın ve erkekler her kafilede bilinir. Öte yandan, hiç kimse başkalarını yargılama ya da cezalandırma yükünü üzerine almak istemez. Düzenin korunması daha ziyade ortaklaşa yapılan ya da doğaüstü güçlere emanet edilen bir şeydir. “… Pigmeler kişisel otoriteden hoşlanmaz ve bundan kaçınırlar,” diyor Turnbull,  “gene de sorumluluk duygusundan hiçbir şekilde yoksun değildirler. Daha ziyade sorumluluğun müşterek bir şey olduğunu düşünürler” (1962, 125). Pigmeler Turnbull’a toplumlarında liderlerin, yasa koyucuların ya da bir yönetimin olmadığını söylemişlerdir, “çünkü biz orman halkıyız”; orman “şef, yasa koyucu, lider ve nihai yargıçtır” (1962, 26).

Bir hırsızlık olduğunda, bütün  kamp toplanarak olayı detaylı bir şekilde tartışır. Suçlu taraf konusunda  bir fikir birliğine ula- şıldığında, öyle hisseden herkes bir olup suçluya topluca sağlam bir sopa çeker. Ama en kötü suçların, doğaüstü cezalarla sonuçlanan korkunç şeyler olduğuna inanırlar. Ufak tefek anlaşmazlıklar ve iddia edilen suçlar genelde münakaşa ya da hafif bir kavga yoluyla bunları çözüme kavuşturacak olan davacıya bırakılır. Fakat böyle karşılaşmalarda sık sık tansiyon yükselir ve kısa sürede bütün kafile bu münakaşaya dahil olur. Turnbull,  karınızın dırdırı karşısında sabrınızı yitirirseniz, ona haddini bildirmesi için arkadaşlarınızı çağırabilirsiniz diye yazıyor. Karınız da aynını yapacaktır, böylece tüm kamp münakaşanın içine çekilecektir. “Bu noktada birileri – taraf tutan  çok fazla akrabası ve arkadaşı olan daha yaşlı biri - herkesin çok gürültü yaptığı gibi bildik bir ifadeyle olaya girer ya da başka biri meseleyi tamamen  farklı bir yöne çeker, böylece insanlar olayın kökenini unutur  ve münakaşadan vazgeçerler” (1962, 124).

Pigmeler tarafından genelde kullanılan diğer yaygın yaptırım teknikleri içinde dışlama ve alay etme de vardır. Kafilelerin çoğunda avcı olarak belli bir üne sahip genç bir bekâr bulunur. Bu kişi soytarı rolü oynar ve bir anlaşmazlık durumunda  taraf lara yergide bulunur.

Günlük topluluk işleriyle ilgili karar alma işlemi, tartışmaları ele alma biçimine benzer. Meseleler rastgele ve teklifsiz bir tarzda, bireysel bir liderlik olmaksızın ele alınır. Diyelim bir ava karar verilecekse, yetişkin tüm erkekler anlaşmaya varana dek tartışır. Kadınlar da fikirlerini belirterek tartışmaya katılırlar.

Pigme toplumu yönelim anlamında güçlü şekilde müşterektir” ve  işbirliğine dayanan faaliyete bilhassa önem verirler. Öyle ki, kıyas yapılırsa, Kutup sakinleri olan Inuitler Pigmelerin yanında bayağı bireyci kalırlar. Pigmeler muhtemelen anarşist ideale öteki grupların çoğundan daha yakındırlar. Diğerlerinde de bir tür anarşi vardır, ama Pigmeler bunun  ruhuna  da sahip gibidir. Bir ya da birkaç kişinin liderliğinden kaçınma çabası vardır, tüm topluluğun katılıp hemfikir olduğu bir karara varana dek tartışırlar. Pigmeler, Inuitler gibi, cinsiyete ve yaşa dayalı ayrımcılığı asgariye indirmişlerdir.

Önceki Yazı:Kan Üzerinden Bankacılık (Rapor) – Çeviri -
Sonraki Yazı:Adını Doğru Koymak: İnsan Merkezcilik – Dilaver Demirağ
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...