İnsan-ı Kamil ve Bugün - Umut Saygı

Hz.Muhammed bir ferd olmaktan ziyade bir ruhun ve duruşun sembolüydü.

Çadırını basıp "İslama girersem bana bu dinde ne var" diye soran Ebu Cehile köle Bilal'i gösterip "ona ne varsa sana o var” demekti.

“Aranızda ırk ayrımı yapmayın” demekti.

“Ben kuru ekmek yiyen kureyşli bir kadının oğluyum sadece” demekti.

“Malınızı biriktirip kendinize kalkan etmeyin, mülk Allah’ındır” demekti.

Sırf zenginliği ve gücü için kimsenin önünde ayağa kalkmayın” demekti.

“Mekke sokaklarında kölenin kolunu havaya kaldırıp ‘kölelere özgürlük’ diye bagırmaktı.

“Yeryüzünde fitne çıkarmayın, egemenlik ilan etmeyin, bölüşün” demekti.

“Kralların yüzüne susmak fitnedir” demekti.

“Zulme sessiz kalmak dilsiz şeytanlıktır” demekti.

Kușu ölmüş çocuğa baș sağlığına gitmekti.

Savaşta size dokunmayana dokunmayın, ağaçları kesmeyin, kimseyi dine zorlamayın. “Ey yeryüzünün insanları, kardeş olun, kardeş olmadıkça cennete gidemezsiniz” demekti.

Bugün propagandası yapılan din ile bir kıyaslamak lazım. Emevi sonrası islamı iktidarın dinine dönüştürüp, içini boşaltıp, camileri birer hipnoz yuvasına çevirenler ile yüzleşmek lazım. Adetli dua çekenler, namaz sektirmeyıp zulum sektirenler, kandilin ne oldugunu bile bilmeyip Kandil’de, Cuma’da, Ramazan’da müslüman kesilenler ve dini rituellerle boğup içindeki aşkınlığı ve içkinliği hiç edenler ve bunlara tabi olanlar hangi muhammedilikten bahsedebilir.

Sürekli kıble değiştiren konjöktür tanrısının peşine düşmüş, günlükçü, siyasalcı müslüman tipi bakalım islam tarihinde kimlere karşılık geliyor? Veya kalbini unutmuş, içkinlikten bi haber sayıyla cennet kovalayan inançlı nelere denk geliyor?

Umut Saygı

Önceki Yazı:Hiçbir Şey Olmak: Ben – Umut Saygı
Sonraki Yazı:Devlet Devletliğini Yapıyor – Dilaver Demirağ
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...