Kobane ve Anarşizmin Yüzeye Vurmuş Krizi - Numan Bey

Monolitik bir siyasal düşünce ve hareket olmayan anarşizm – bir izm olmayan anarşizm – uzun zamandır siyasal bir toplumsal hareket olamama sıkıntısıyla karşı karşıya kalmıştı.

Dünyanın çeşitli coğrafyalarında farklı zamanlarda ortaya çıkan ve toplumsal hareket olarak var olan çeşitli anarşist hareketler yer alır anarşizmin tarihinde…

Uzun bir süredir anarşizm adına güçlü toplumsal hareketlerin olmaması; söylem olarak kendi varlığını sürdüren düşüncenin medyada ve sosyal medyada yer almaması dolayısıyla aslen anarşist düşüncenin uzak durabileceği silahlı ve şiddeti yücelten; Marksizm ve Stalinizmden temellerini alan PKK ve PYD gibi bir hareketi anarşist bir hareket olarak görme ve halen milliyetçilik fikriyatının içinde olan hareketi anarşizm içinde görmek gibi bir anomaliye sürüklemiştir anarşist birey ve grupları.

İtaatsiz dergisinin sayfalarında bu duruma dair itirazlar ve eleştiriler çeşitli defalar dillendirilmiş fakat etki alanı sınırlı olmuştur.

Devlete karşı mücadele eden her hareketi ikilemler mantığı (False Dilemma) çerçevesinde – “düşmanımın düşmanı dostumdur” tam da budur – olan kişileri ve grupları bu harekete karşı sempati ile yaklaşmaya itmiştir. Bunu muhakeme ve idraki sağlam bir müzakere ile değil çoğunlukla duygusal bir formatta yapmışlardır.

Bu hareketin hiyerarşik, otoriter yapısı; terörizmi ve şiddeti ulusal söylemlerle kullanması; terörü ve kitle katliamlarına meşruiyet kazandırmak için Türkler - Kürtler karşıtlığını kullanması dahi mevzubahis olan kişi ve grupları anarşist düşüncenin içinde selahiyetli değerlendirme yetisinden azade kılmıştır.[i]

Konunun özelinde; uzun yıllar anarşizm ve anarşist düşüncenin içinde yer alan ve öyle telakki edilen M. Bookchin’in; onun fikirlerine ve özellikle onun liberter belediyecilik anlayışına “sahip” çıkan hareket – kendi milliyetçi duruşundan fazla taviz vermeden – devletle müzakere sürecinde devletle ilişkilerini yumuşatma eğilimi göstermesine rağmen uluslararası arenada farklı ülkelerdeki anarşist hareketlerin; özellikle batılı anarşistlerin fikrini çelmiştir. Bookchinci düşüncenin takipçileri bu hareketi – fikri olarak anarşizmden koptuğunu söyleyen Bookchin’e rağmen – anarşist ilan etme çabasındadır bugün… İrlanda’da Workers Solidarity Movements’in düzenlediği etkinlikte Bookchinci Janet Biehl’in böyle bir şey yaptığı vakidir.

Bookchin’in “Toplumsal Anarşizm mi, Yaşam Tarzı Anarşizm mi” adlı çalışmasından sonra anarşist çevrelerde başlayan tartışmalar – elbetteki Türkiye’de değil - bu eserin kendisi hariç Türkiye’de pek etkiye sahip olmadı. Çoklu ve çoğulcu bir fikriyat olan anarşizmi ve anarşist hareketleri, Bookchin’in bu makalesi, ikiye ayırarak “yaşam tarzı” anarşistleri olduğunu düşündüğü düşünürleri ve hareketleri şeytanlaştırmaktaydı.

Tartışmaların bir noktasında “anarşist olmadığını” söyleyen Bookchin’in seyr-ü seferini alan kitaplar; onun düşüncesinin temel aldığı referansların yanlışlıkları; “şehir devleti” savunuru olduğunu ele alan makaleler ve kitaplar Türkiyeli insanlara ve anarşistlere sunulmadı.

Kaos yayınlarının Bookchin’in bu kitabını yayınladığı ve karşı tezleri ele alan kitaplardan ve makalelerden mahrum bıraktırılmış bir kitle göz önünde bulundurulursa – oradaki insanların iyi niyetinde şüphe etmemekle beraber – Kaos yayınlarının, Bookchin’in anarşist düşünceyi ya da düşünceleri ve camiayı içten kemiren düşüncelerine yer açtığı aşikardır.

Kobane-PYD-PKK üzerinden anarşizm çıkarmakta maharetlerini gördüğümüz batılı oryantalist anarşistlere dair yazılan birkaç yazı dışında bir şey görmedik.

Ortadoğu’da çeşitli emperyalist devlet ve istihbarat örgütüyle işbirliği yaptıkları ana akım medya ve sosyal medyada aleni bir şekilde bilinir olmasına; yaptıkları terör eylemlerini meşru kılmak için akla ziyan mazeret uydurmalarına rağmen onlara karşı sessiz kalan anarşist kişi ve gruplar bu terör ve emperyalist ilişkiler ağının destekçisi konumuna gelmişlerdir.

Aleni bir devlet örgütlenmesi olan KCK’nın da meşruiyetini onaylamış sayılırlar; yani devlet ve onun meşruiyetini!

[i] Kobane’ye spor olsun diye gidip orada anarşizm ve anarşistler adına konuşmaya ve PKK medyası vasıtasıyla anarşizm üzerine yürüyen manipülasyonun parçası olup, oradan döndükten sonra Stalin ve Maocu düşünceye övgüler dizen kimi çocuklukları görmemezlikten gelmeyi yeğ tutmak gerek.

Not: Buradaki eleştiriler özellikle anarşistlere yönlendirilmiş olarak görülmelidir. Aslen PKK ve çevresindeki örgütlere dair bir eleştiri değildir. Yazının mahiyeti itibarıyla bu eleştiriler çarpmadan duramaz.

Numan Bey

Önceki Yazı:Tüketim Toplumunda Güzel Olmak – Nurşin Altunay
Sonraki Yazı:5 Teknoloji Toplumu: Hıristiyanlık ve Teknik - Jacques Ellul
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...