Başlamadan Biten Devrim, Sürgün ve Felsefeciler Gemisi (1922 Rusya) – Alişan Şahin

Lenin’in tüm yetkinin partide toplanması anlamına gelen “Demokratik Merkeziyetçilik” ilkesi sosyalizm adıyla teorize edilmeye çalışılmış başka bir diktatörlüğün adıydı.

Lenin’in anti-entelektüel kovuşturmaları sağlık bakanı olan N.A. Semashko’nun şikayet mektubuyla başlar. Stalin ve üst düzey Bolşevik liderleri bu temizlik operasyonunun örgütlenmesi için görevlendirir. Semashko’nun kendisi de bir doktor olmasına rağmen Hekimler Kongresi’ndeki “anti-Sovyet” tavırlardan rahatsızlığını bildirdiği şu mektubu Lenin’e yollar:

“Yoldaş Lenin ve Politbüro Mensupları: Saygıdeğer yoldaşlar.

Geçenlerde yapılan Tüm Rusya Hekimler Kongresi önemli ve tehlikeli duruma girmiştir ki Kadetler, Monarşistler ve Sosyal Devrimciler [üç muhalif parti] tarafından kullanılan taktikler hakkında gerekli sizi bilgilendirmeyi gerekli görüyorum. Benim bilgilerim bu eğilimlerin sadece doktorlar arasında değil diğer uzmanlık alanına sahip olanlar (ziraatçılar, mühendisler, teknisyenler ve avukatlar) arasında da yaygın olduğunu gösteriyor. Hatta sorumlu kişiler dahi tehlikenin farkında değil.

Kongrede ne olduğu aşağıdaki şekilde özetlenebilir: 1. Sovyet tıbbına karşı bir hareket, 2. Kadetler, Monarşistler ve Sosyal Devrimciler tarafından ileri sürülen formüllere göre “serbestçe” seçilmiş görevliler ve bağımsız taban örgütlenmeleri için ısrar, 3. Profesyonel işçi hareketinin dışında kalmak için net bir temayül ve 4. Bağımsız bir yayın örgütlenmeleri için açık niyet.[1]

Semashko mektubunu bağımsız yayıncılığın engellenmesi ve Sovyet ilaçlarının kullanılmasının zorunlu hale getirilmesi için önerilerini sunarak; Monarşist ve Sosyal Devrimci doktorların yok edilmesi için isim vererek önerileriyle ve OGPU yani istihbarat servisinin de aynı fikirde olduğunu da belirterek bitirir.

Lenin mektubu “yoldaş Stalin’e” yollar ve OGPU’nun[2] başı Çerzinsky’e bu mektubun gönderilmesini çok gizli kaydıyla gönderilmesini söyler. Daha sonraları Çerzinsky’nin Politbüroya sunduğu rapora dayanarak Politbüro 8 Haziran 1922’de “Entellektüeller arasında Anti-Sovyet Gruplaşmalara dair Kararname” yayınlar.

OGPU 2 Ağustos 1922’de 186 entelektüelin ismini listesine ekler ve Politbüro’ya sunar fakat Politbüro bu sayıyı yetersiz bulur. Kimi isimler yurt içine kimi yurtdışına sürgüne yollanır. Kimi isimler listeden çıkarılır. Kimileri de hapishanede yıllarca kalır.

Başka bir yazara göre “Lenin Rus idealistlerinin faaliyetlerini kaygıyla izliyordu. Kremlindeki kütüphanesinde Alekseev, Berdayev , Bulgakov, Volinskiy, Ivanov- Razumnik, Ilein, Karsavin, Lapchin, Novgorodtsev, Rozanov, Stepun, Trubetckoy, Shpet, Frank, Iakovenko’un kitapları bulunabilir. Onların bakış açılarına sempati duyduğundan dolayı değil elbette. Bu yazarların pek çoğu sınır dışı edilecek olanların listesindeydiler.”

Nikolai Berdayev

Bu entelektüellerden en önemlilerinden biri Nikolai Berdayev’dir. Ortodoks olmayan Hristiyan ve eleştirel felsefenin mistik felsefecisidir. Aynen Kierkegaard gibi kiliseye karşı ve anarşizme yakın biridir.

Berdayev anılarında Cherzinsky, onun yardımcısı Menzinsky ve Politbüro üyesi Kamanev’in onu sorgulamalarından sonra Moskova’yı terk etmemek şartıyla serbest bırakılır. Bu sorgulamadaki izlenimlerini şöyle yazar: “Çerzinsky bana kendisini davasına adamış ve dürüst bir adam intibaını verdi. Bir fanatikti. Ona dair oldukça korkunç şeyler olmalıydı. Gençlik zamanlarında Katolik bir papaz olmak istemişti. Bu fanatizmini komünizme taşımıştı.”

Belki de Rusya’nın en bilinen felsefecisiydi Nikolai Berdayev, 94 yıl önce bir Ağustos günü SSCB’nin gizli servisi tarafından yollanan bir celbi okuyordu. Daha önce Çekoslovakya’da planlanmış olan ve Lenin’in Yeni Ekonomik Politika adını verdiği politikalar için konuşmaya çağrıldığını düşünüyordu.

Aksine önde gelen ekonomist, gazeteci, felsefeci, sosyolog, bilim adamları ve değer entelektüelle beraber anti-Sovyet faaliyetlerden dolayı tutuklanıyor ve sürgüne yollanıyordu. Tarih 16 Ağustos 1922 idi.

28 Eylül’de Oberburgermeister Hacken adlı, SSCB hükümetinin kiralamış olduğu Felsefeciler Gemisi olarak da bilinen iki Alman gemisinden birinin güvertesinde ardına bakarak Petrograd’da düzinelerce entelektüelle beraber ayrıldı.

“Bana sürgün edildiğim söylendiğinde hayal kırıklığına uğradım” der Berdayev, Dream and Reality: An Essay in Autobiography adlı eserinde ve devam eder : “Ben göçmek istemedim ve karışmak istemediğim göçmen çevresine katılmayı red ettim. Fakat aynı zamanda özgür bir dünyaya varabilirdim ve özgürlük havasını soluyabileceğim hissiyatındaydım”

16 Ağustos’ta Moskova’daki apartmanında OGPU tarafından alınarak karakola götürülüp ardından sürgüne götürülen Berdayev 1948’de Paris’te öldü.

Sürgün edilmenin paradoksu bu insanlar ve Rus felsefesi için bir trajediydi fakat sonuç olarak 1930’un sonlarında yapılmış olan temizlik operasyonunda kesin bir ölümden de kurtulmuşlardı.

Rusya ile bağlantı içinde kalmak pek çokları için önemliydi. Aralarında oldukça farklılıklar olmasına rağmen pek çoğu Marksizden Hristiyanlığa geçmişti ve ülkelerinin tarihinden ve kültüründen temelini alan oldukça farklı bir metafiziği formüle etme çabasındaydılar.

Ağustos ayında mahkûm edilenlerin hepsi aynı nedenle sürgün edilmişlerdi:

“Rusya’da varolan işçi ve köylülerin iktidarıyla sadece uzlaşmamakla kalmayıp, bir an için dahi anti-Sovyet faaliyetlerini durdurmamışlardır.”

Sürgün edilenlerin hiç biri politik muhalefet etmek adına faal değildi. Birkaç istisna dışında hepsi yeni Rusya’ya sadık vatandaşlar olmak istiyorlardı. Ama kendi fikirlerinin takipçileri idiler ki bu düşünceler “komünizm”den farklıydı.

Berdayev “herhangi bir parti tarafından savunulamayan Hristiyan özgürlüğü, Hristiyan kardeşliği ve Hristiyan eşitliği temelinde bir Hristiyan toplum vb. ve eşit şekilde komünizm ve burjuva toplumuna da karşıydım”

Sürgün YEP’in başlangıcında entelektüel faaliyetler arttığında emredildi. Bu komünistlerin ideolojik tektipliliği zorladığı ve sivil toplumu baskıladığı dönemdir de. Aslında Sovyetlerin lağvedilmesi ve tüm yetkinin Bolşevik Partiye geçtiği dönemdir de bu dönem. Bir yıl önce Lenin Açlığa Yardım Komitesi ya da Pomgol’ü lağvetmişti. Ki bu Komitelerde hükümetten kişiler ve bilinen kişiler vardı. Maksim Gorki ve Konstantin Stanislavsky bunlardan birileridir. Komitenin pek çok üyesi tutuklanmış ve sürgüne yollanmıştı.

Kızıl ordu tarafından katledilirken “Yaşasın Komünist Enternasyonal” diye slogan atan denizcilerin Mart 1921 Kronstad ayaklanmasının kanlı bir şekilde bastırıldığı ve 1922 aynı zamanda kilise mallarına el konduğu kanlı bir yıllardı. “Gerici burjuvazi ve gerici ruhbanların temsilcileri… bu dosyaların kapatılmasını başarmamız en iyisidir” diye yazar Lenin “Onlarca yıl daha herhangi bir direnişe kalkışmayı düşünmemelerine dair bir dersi halka öğretmiş olduk.”

Sürgün Edilenlerin Sayısı

Hükümet, Alman Konsolosluğu’na toplu vize için başvurduğunda “Chancellor Wird, Almanya’nın Sibirya olmadığını ve kimse bir Rus vatandaşını buraya sürgüne gönderemez şeklinde yanıtladı”  der Lossky anılarında. “Fakat eğer Rus bilim adamları ve yazarları vize için kendileri başvururlarsa Almanya onlara misafirperverliğini onurla sunacaktır,” der devamında.

Politbüro’nun listesi yayınlanmamış. Ne kadar insanın sürgün edildiğine dair rakam muhtelif… Rus felsefesi üzerine kitabı olan Modern zamanların filozofu Sergy Koruzy en azından 77 entelektüelin aileleriyle sürgün edildiğini yazıyor. 23 ekonomist, ziraatçı ve kooperatif hareketi lideri; 13 felsefeci, sosyolog ve hukuk bilimcisi; 13 bilim adamı ve teknik uzman;  11 gazeteci ve yazar; altı tarihçi; altı din aktivisti ve beş doktor.

Kogan sınırdışı edilecekler listesinde 77, Moskova 67, Petrograt 30 kişi vardı. Bir sürü değişiklikten sonra sürgüne gönderileceklerin listesi 160 oldu. Başka diğer modern araştırmacılar listeyi 60 ile 300 arasında tutmaktadır

Sürgün edilen felsefeciler Berdyaev, Frank, Lossky, Bulgakov, Stepun, Trubetskoy, Vicheslavtsev, Lapchin, Ilein, Karsavin, Izgoev. Sürgün edilen tarihçiler A.Kizevetter, A.Florovsky, V.Miakotin ve A.Bogolepov. American sosyolojisinin kurucusu sosyolog Sorokin.

Bu Lenin’in kısmen felç olmadan önce Kronştat’ın bastırılmasından sonra yapmış olduğu en önemli faaliyetlerinden biriydi. 1923’teki üçüncü inmeden sonra konuşabilme yeteneğini de kaybedip aktif politikadan elini ayağını çekmişti. Ondan sonra yerini alan Stalin bu politikayı 1920’ler boyunca sürdürmüş ve 1937 ve 1938’de Büyük Temizlik’te hapis ve Sibirya’ya sürgünlerle ve katliamlarla yüksek boyutlara varmıştı.

Sürgün Edilenlerin Akibeti

Bu felsefcilerin eserlerinin Lenin Devlet Kütüphanesi’ndeki özel kolleksiyonda olduğunu sadece birkaç insan biliyordur. İnsanlar Berdayev, Bogdanov, Bulgakov gibi isimlere Lenin’in ünlü çalışması Materyalizm ve Ampiriokritisizm’de rastlayabilirlerdi. 19. Yüzyılın sonu ve 20. Yüzyılın başının ünlü filozofları Soloviov, Shestov, Chicherin, Trubetskoy gibi isimleri pek bilmezler.

Oberburgermeister Hacken Eylül’ün 28’i ve İkinci gemi Preussen 16 Kasım’da ayrıldı. Sürgünler bir sonraki ay Berlin’de Rusya Felsefe ve Din Akademisi’ni ve 1923 Şubat’ında Rusya Bilim Enstitüsü’nü açtılar. Fakat Rusya’nın dışında pek azı ün kazandı.

Pitirim Sorokin Harvard Üniversitesi’nde sosyoloji bölümünü kurmuştur. Diğerleri de Batı üniversitelerinde eğitim vermişlerdir. Florensky kamplarda öldü ve Bulgakov, İstanbul’a ve sonra Prag’a sürgün edildi.

Moskova’lı ünlü astrofizikçi Profesör Stratonov (Vsevolod Viktorovich) Prag’da 1938’de intihar etti.. aynı zamanda sınır dışı edilen Kazan’lı bir diğer Profesör Stratonov (Irinarch A.) Gestapo tarafından tutuklandı ve toplama kampında öldü.

Sürgünü Gerekçelendiren ve Sorumlulardan Biri, Devrik Muhalif: Troçki

Kronştad katliamının baş sorumlularından biri ve Kızıl Ordunun ve Kanlı Makinanın sahiplerinden biri olan Troçki bu sürgünü ‘insancıl’ gerekçelendirmeleriyle biliniyor bugün. Troçki klasiği burada da gözle görünen bir vakıa…

Bu kitlesel sürgünün meşruiyetine dair bu ‘insancıl” ilk gerekçelendirme 1922’de Leon Troçki’den gelir: “Gönderdiğimiz ve gelecekte göndereceğimiz bu elemanlar politik anlamda hiçbir şeydirler. Fakat onlar düşmanın elinde potansiyel silahtırlar. Yeni bir askeri çatışmada - ki bizim barışçıl politikamıza rağmen bundan ayrı tutulamazlar – bu uzlaşmaz muhalif elemanlar düşmanın askeri-politik ajanları olacaktır. Bundan dolayı savaş kurallarına göre onları vurmak zorunda olacaktık. Sakin bir dönemde onları önceden sınır dışı etmemizin nedeni budur. Umarım bizim ihtiyatlı insanlığımızı tanımakta imtina etmezsiniz…”

"Bir nedenle öldürülmemeleri için bu insanları yolladık ve buna hoşgörü göstermek imkansızdı.”

“Bizim kovulmamız için tamamen hemfikir olunmadığına dair söylentiler vardı; kimin karşı kimin karşı olmadığını söyleniyordu. Troçki’nin “evet” demesi oldukça berbattı. Belki daha sonra, sürgün edildikten sonra, buna karşı olmuştu!” diyor M. Osorgin.

Alişan Şahin

alis@itaatsiz.org

[1] Paul Gregory’nin  Khaustov, Naumov, and Plotnikova 2003, 36–58 ve 60–63’dan İngilizce’ye ve benim oradan Türkçe’ye çevirim.

[2] Daha önce ismi ÇEKA olan gizli servisin ismi 1918 yılında Bütün Rusya’nın Karşı Devrimle, Vurgunculuk ve Rüşvetle Savaşma Fevkalade Komisyonu olarak değiştirildi (OGPU)

KAYNAKLAR:

  • Paul Gregory, Lenin’s Brain and Other Tales from the Secret Soviet Archives (Stanford, Calif.: Hoover Institution Press, 2008).
  • Andrei Zolotov Jr. URL=http://www.chebucto.ns.ca/Philosophy/Sui-Generis/Berdyaev/essays/zolotov.htm
  • Lesley Chamberlain,Lenin's Private War: The Voyage of the Philosophy Steamer and the Exile of the Intelligentsia.
  • Philosophy Now, Alexander V. Razin and Tatiana J. Sidorina 2001
  • https://en.wikipedia.org/wiki/Philosophers%27_ships
Önceki Yazı:Göçmenlere Sığınma Hakkı ve Vatandaşlık Kime Dokunuyor – Numan Bey
Sonraki Yazı:Seyirci Solcuların Hayal Kırıklığı Olarak Darbe Teşebbüsü ve Halk “İnisiyatifi” – Numan Bey
Bir yorum yazın
Siz de görüşünüzü belirtebilirsiniz...