KATEGORİ: BayRam Bey

1. Aruzla Giden Gelen – Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - BayRam Bey

"Kazan’ın evi topluluğun bütün bölümlerinin birlikte katıldıkları (... bile yağma ederidük) bir toplantıyla ya da bir toy/şenlikle yağmalanırdı. Başlangıcını bilmediğimiz ama üzerinde sözleşilmiş bir kurucu öğedir bu. Neyi kurmuştu? Öykünün gerçeğinde açık olan topluluğun iki kolunun bağını oluşturan bir töreni, bir töreyi, bir toyu gelenek kılmıştı."

→ Devamını Oku ...

Aruz Tutkusu (Günlük Yaşamın Sıradanlığına Gönderme) - BayRam Bey

"Yaşamınız 7/24 iş yeriniz içindi. Onun dışında mutlu bir yaşam olsa işsiz kalan insanlar hiç iş ararlar mıydı? Genel akıl işinizi yitirmemek için elinizden gelmeyenler de içinde her şeyi hiçbir ilkeye, kurala, duyguya, düşünceye bağlanmadan yapın demiyor muydu? Yaşamda başarı bir işin çalışanı olmakla başlayıp başka ölçütlerle derecelendirilmiyor muydu? İşi olmadan bir yaşama fırlatılmak, hiçliğe...

→ Devamını Oku ...

Basat Depegözü Niye Öldürsün - BayRam Bey

"Tarih öncesinde ve tarihte depegözler zayıf ve yenilgi anında çoğun “emdü kardaşlar kıyma banga” der. İnsanın aklı Basat’ın sözüne ve ediminin bundan sonrasına razı olmuyor ya, yine de bir ferahlık sarıyor insanın bağrını; çünkü depegöz bağırlar yakmıştır,  yakmaktadır, bağır yakıcıdır. “mere kavat ag sakallı babamı aglatmışsın/karucuk ag bürçekli anamı bozlatmışsın karındaşım kıyanı öldürmişsin/agca yüzlü yengemi...

→ Devamını Oku ...

Aruz’un Kanlı Yenilgisi - BayRam Bey

“Devletin olduğu her yerde devletsiz yaşanılan zamanlar, yerler, yaşantılar vardı. İlişkiler, toplanmalar, topluluklar, dağılmalar, bir başına kalışlar, yine buluşmalar, devlet yokmuş gibi onun birçok edimine karşın onları aşıp yaşamalardı insanı hoşnut eden. Bu gerçek mutluluk, doymuşluk ve güven demekti bir yönüyle. Bir süre nedir ki! Usun bir kurgusu olarak kesilmişliğe kadar akan, olan…”

→ Devamını Oku ...

Aruz’un Yalnızlığı - BayRam Bey

“Yöneticiler yok sayılmadan, yokmuş gibi davranılmadan bir şey yapılamazdı. Onlar hiçliğin varlığı olmalıydı. Hiçvarlık. Evet gerçektiler. Solunan havadan, içilen suya dek bunu gösteriyorlardı. Ama bir hiçvarlıktılar. Gerçeklikleri bu hiçvarlığın olumsuzluğu anlaşılmazsa sürer giderdi.   Hiçvarlık bu anlayışla doğacak şen güçlerin (yaşamı üretip üretim yerindeki topluluğu dünya çokluğuna çeşitli bağlarla bağlayacak kişi temelliği) oluşu, çoğalması, yayılmasıyla çözülerek...

→ Devamını Oku ...
Sayfa: 3 | Toplam: 41234