KATEGORİ: Katılımcılar

Modern Toplumların Doğayı Algılamaları ve Doğaya Bakışları Hakkında 1 – Jacques Élisée Reclus

"Eskiden insanlar dağlara tapıyorlardı ya da en azından orayı, yüce tanrılarının kaldıkları, yaşadıkları bir yer olarak hayal ediyorlardı. Merou dağının kuzeyinde ve batısında, Hindistan’ın tanrılarının anlı şanlı bu muhteşem tahtı, medeniyetin, her dönemi göğün efendilerinin bir araya gelip toplandığı, ulusların yaşamı ile ilgili olağanüstü mitolojik olayların cereyan ettiği diğer kutsal tepelere göre değerlendirilip ölçülebilir."

→ Devamını Oku ...

Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - Aruz’a Sözlükçe (Ö-K) BayRam Bey

"Kara en başta bir yas rengi. Yas kesinlikle bir olumsuzlama değil. Bu yüzden de kara renk bir olumsuzlama değil. Yine yas rengi olarak gök için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Bunun yanında Türkmenlerin beğenisinde göz rengi olarak önde geliyor."

→ Devamını Oku ...

Max Scheler, Martin Heidegger ve Hiç - H. İbrahim Türkdoğan

Max Scheler (1874-1928), insanın düşüşten kurtuluşunu birincisi dogmayla ikincisi tinle aşılabileceğini ileri sürer. Şöyle der: hiççiliğin aşılması aşamasında tanrılar yaratılır. Scheler, tanrıların karşısına tini çıkarır. Ama tine inanmaz, tinle insanlaşmayı benimser. İnsanlaşma tinin kuracağı yüceltmeyle (Sublimierung) olur:

→ Devamını Oku ...

Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - Aruz’a Sözlükçe (K-O) BayRam Bey

"Hurufilikte (Harfçilik/ yazaççılık) de yüz kutsaldır. “Hurufilere göre, söz, Allah’ın Zatı’nın ulu tecellisidir; aynı zamanda insanın yüzünde de görünür; sözcükler, Allah’ın sırlarının açığa çıktığı yazı, en mükemmel haliyle Kuran haline gelir. (...) En ilginç kuramı, harflerin insan yüzünde yansıdığıdır; elif burun gibi yüzü iki eşit parçaya ayıran ve her zaman olduğu gibi Allah’a değil de...

→ Devamını Oku ...

Bir İngiliz Hafiyesinin Oğlan-ı Mabad Risalesi’nden Kısa Bir Bölüm – John Buffoon

Oğlan-ı Mabad kelimesi size garip gelmiş olabilir. Bundan dolayı kelimenin ne olduğundan ve ne olmadığından bahsederek başlamak zannımca daha doğru olur: Hem sıfat hem de isim olan kelime Heidegger’in Desein’i gibi bir içeriğe sahip bir kelime değildir; görüldüğü gibi Osmanlıcadır.

→ Devamını Oku ...
Sayfa: 4 | Toplam: 45« İlk Sayfa...3456102030...Son Sayfa »