golge
Çevirilerden Seçemeler
Belediyecilik Hayalleri: Bookchin’in Politikasının Toplumsal Ekolojik Eleştirisi – John Clark (Bölüm II)  “Tarihin İtici Gücü”

Belediyecilik Hayalleri: Bookchin’in Politikasının Toplumsal Ekolojik Eleştirisi – John Clark (Bölüm II) “Tarihin İtici Gücü”

 "Felsefi olmaya en çok teşebbüs ettiği noktada Bookchin, en zayıf olduğu yerdedir. Bu onun en istekli teorik girişimlerindeki bir durum: onun “politik olan” kavramına vurgusu. Aristo önemli felsefi Dört Nedensellik buluşunu ilan etmiştir, Bookchin ise kendi Üç Alanını ilan eder. Üç sosyal alan arasında dikkatli ve önemli ayrımlar yapmış olduğuna” işaret eder: toplumsal, politik ve...

İtaatsİz Arşİvİ ve Seçkİler

4. Aruzla Giden Gelen – Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - BayRam Bey

"Beyler toplanma zorunluluğunu, işleri güçleri bırakamamanın zorunluluğunu, koyunların, develerin, atların bakımı zorunluluğunu üstlenen kişilerdir. Bu üstlenmeden dolayı da oradadırlar. Belirsiz toplulukların, kolun, boyların, boyaltı toplulukların adına oradadırlar. Bu modern bir temsilin ve onun temsilcilerinin aracılığıyla işleyişi ve oluşuyla hiçbir benzerliği olmayan bir var oluştur."

→ Devamını Oku ...

3. Aruzla Giden Gelen – Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - BayRam Bey

"Aruz’un suç olarak adlandırdığı ise devlete gönderen yasanın yasakladığı edimler değil, törenin, yazılı olmayan iyi davranışlarının gösterilmemesiyle ilişkilidir. Töre yasadan farklı olarak suç tanımları yapmaz. İyilikler ve olumluluklar dağarcığıdır. Bunları yerine getirmemek ise cezayı gerektirmez. Töresizlikle damgalanır. Topluluk içinde kınanan davranışsız kalma, kişinin o topluluk içinde tek başına dayanışmasız bir yaşamı seçmesi anlamına gelmez. Topluluk...

→ Devamını Oku ...

2. Aruzla Giden Gelen – Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - BayRam Bey

"Devletsiz siyasal bir bütünlük. Öyküde bu açık bir sav. Bazı biliminsanları yazılı belgelerin, yazıtların, kendi günlerine ulaşmış somut kalıntıların bu gerçeğini benimsemez."

→ Devamını Oku ...

Aruz’un Yalnızlığı - BayRam Bey

“Yöneticiler yok sayılmadan, yokmuş gibi davranılmadan bir şey yapılamazdı. Onlar hiçliğin varlığı olmalıydı. Hiçvarlık. Evet gerçektiler. Solunan havadan, içilen suya dek bunu gösteriyorlardı. Ama bir hiçvarlıktılar. Gerçeklikleri bu hiçvarlığın olumsuzluğu anlaşılmazsa sürer giderdi.   Hiçvarlık bu anlayışla doğacak şen güçlerin (yaşamı üretip üretim yerindeki topluluğu dünya çokluğuna çeşitli bağlarla bağlayacak kişi temelliği) oluşu, çoğalması, yayılmasıyla çözülerek...

→ Devamını Oku ...