golge
Çevirilerden Seçemeler
Belediyecilik Hayalleri: Bookchin’in Politikasının Toplumsal Ekolojik Eleştirisi – Paideia ve Kentsel Erdem - John Clark (Bölüm III)

Belediyecilik Hayalleri: Bookchin’in Politikasının Toplumsal Ekolojik Eleştirisi – Paideia ve Kentsel Erdem - John Clark (Bölüm III)

“Başat olarak gücün yerel seviyede desantralize olmasına yoğunlaşan bir liberter belediyecilik programının Amerika’da ve diğer ülkelerin varolan politik kültürünün bağlamı içinde gerçekten gerici sonuçları olabilir. Bir “halk meclisleri iktidarı” katı bir göçmen karşıtı mevzuatlara, ölüm cezasına, işkence kurumlarına, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının genişlemesine,  dini vecibelerin zorla yaptırılmasına, baskıyla ahlaki uygulamalar yaptırılmasına ve yoksullara karşı cezalandırıcı boyutlar...

İtaatsİz Arşİvİ ve Seçkİler

8. Aruzla Giden Gelen – Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak (SON)- BayRam Bey

“Gaziliği özelleştiren müslümanlıktan çok, devlet “müslümanlığı”yla birlikte bu toplulukçu kavramlar gazi, mücahid kavramları tarafından sindirildi. Bir müslüman akıncılıkla, yağmayla, çalıp çırpmayla, zorla el koymayla bir yaşam boyu yaşanabileceğini açıkça söyleyemez, benimseyemez. Devlet ise zaten bunlarla kurulur, bunlarla yürür. Zor ile el koyma olmadan adı devlete çıkmış yapı ve içini dolduran çoklarca yöneticiler yaşayamaz.”

→ Devamını Oku ...

3. Aruzla Giden Gelen – Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - BayRam Bey

"Aruz’un suç olarak adlandırdığı ise devlete gönderen yasanın yasakladığı edimler değil, törenin, yazılı olmayan iyi davranışlarının gösterilmemesiyle ilişkilidir. Töre yasadan farklı olarak suç tanımları yapmaz. İyilikler ve olumluluklar dağarcığıdır. Bunları yerine getirmemek ise cezayı gerektirmez. Töresizlikle damgalanır. Topluluk içinde kınanan davranışsız kalma, kişinin o topluluk içinde tek başına dayanışmasız bir yaşamı seçmesi anlamına gelmez. Topluluk...

→ Devamını Oku ...

1. Aruzla Giden Gelen – Oğuz Destanlarını Yeniden Okumak - BayRam Bey

"Kazan’ın evi topluluğun bütün bölümlerinin birlikte katıldıkları (... bile yağma ederidük) bir toplantıyla ya da bir toy/şenlikle yağmalanırdı. Başlangıcını bilmediğimiz ama üzerinde sözleşilmiş bir kurucu öğedir bu. Neyi kurmuştu? Öykünün gerçeğinde açık olan topluluğun iki kolunun bağını oluşturan bir töreni, bir töreyi, bir toyu gelenek kılmıştı."

→ Devamını Oku ...