Numan Bey’in 8 Mart’a Dair Sorularına Yanıt Niyetine – Nurşin Altunay

0
174

İtaatsiz.org’da yayımlanan Numan Bey’in yazısı[1] ile ilgili bir kaç ufak itirazım var.[2] İtaatsiz.org’un kadın adminlerinden biri olarak bu yazıyla ilgili fikirlerim aşağıdadır (bahsi geçen yazı linki ise en aşağıdadır).

Peki yine kendi özelimden hareket ederek, 8 Mart Gece Yürüyüşü’ne katılan kadınları öncesinde test mi etmeliyiz?

“Her yıl olduğu gibi bu yıl da Uluslararası Kadınlar Günü “ilerici”, “solcu”, “anarşist” ve bilumum feministlerle beraber Dünya devletlerinin büyük çoğunluğu tarafından kutlanmaya ve gösterilerle anılmaya devam edecek. Kadın kimliği gibi bir genellemenin altında tüm bireysel farklılıkları bir “iyi kadın” tiplemesi altında toplayan bu güne bir kaç gün var. Buna göre kadın kötü olmaz, olamaz fikriyatını kabullenmeliyiz.” demişsin Numan Bey.

Kendi özelimizde, TR’de olan biten ve “ilerici, solcu, anarşist ve bilumum feministler” bugün kutlama mı yapıyor sadece? Neyi kutluyorlar? Hiç mi panel, toplantı, değerlendirme yapılmıyor, hiç mi bir şeye itiraz edilmiyor da sadece milli bayram havasında kutlama mı yapılıyor? Aşağılasaydın bari?

Kadın kötü olamaz kim dedi? Valla ben demedim. Hatta 8 Mart yürüyüşlerinde “iyi kadın, cici kadın, fedakar anne” kalıplarına ters düşen şeyler söylenmiyor mu? Ev işlerine, annelik masalına, hanım kız olmaya dair hiç bir itiraz cümlesi duymadın mı gerçekten de?

“Kadın kimliği adı verilen, her erkekte olduğu gibi kadında da var olan, iyi ve kötü yanları sadece ne olduğu belli olmayan bir iyi kadına indirgeyen bu güne ve bunu destekleyenlere katılmalı mıyız?” demişsin.

Bu iyi kadın kimliğini biraz sen uydurmuş olabilir misin? Ben duymadım “Heyyy, biz iyi kadınlarız, siz kötü kadınlarsınız.” diyen bir şey. Valla biz demiyoruz onu. Ha TV’ler, şirketler, devletler, dinler diyor, haklısın..

Ayrımcılığın hepsi bir elbette. Bunun ortası olamaz ama biz de bu da olabiliyor işte maalesef.

“Kadın olduklarından dolayı herkesin ve her kadının kadınlar gününü kutlamalı mıyız?”, “Günlük yaşamlarında erkekten daha fazla erkek olan ve otoriter olan ve iktidar ve hırslarıyla binlerce masumun kaderinde söz sahibi olan ve halen de bu mücadele içinde olan, bir nebze çıkar için ezilen ve ezen; kariyer için her şeyi yapan kadının neyi kutlanır? Onlarla duyguda ortaklaşmalı mıyız?” yazmışsın Numan

Evet çok haklısın. Peki yine kendi özelimden hareket ederek, 8 Mart Gece Yürüyüşü’ne katılan kadınları öncesinde test mi etmeliyiz? Feministlerin meselesi ERKle ise elbette bu kadınlara da itirazları var ama bu eylemlere çağırırken kafası karışık, hem erk, hem erke karşı olabilen (alışamadın mı, TR’de böyle insan çok var. Faşizme karşı omuz omuza diyen faşizm yanlıları, solcu desen karmakarışık bir hikaye) kadınları ayırıp öyle mi sokaklara çıkmalı?

Yaşamın her alanında bir şekilde direnen ve dönüşebilen, değişebilen, sevebilen, kabul edebilen tüm kadınları kucaklıyorum.

Yas günü bugün, eğlenme günü değil diyenlere. (Bunu sen söylemedin elbette)  Yasını tutarsın bir yanınla ve bir arada olmanın coşkusu ile de güçlenirsin ve bir arada itiraz edebilmenin muhteşemliğiyle dans da edersin. Nedir bu hep travmada kalınmasını isteyen ve bir kalıba insanları tıkıştırmaya çalışan akıl.. Ölülerimizi unutmuyoruz, ama yasa da teslim olmuyoruz. İstediği kadar “yok öyle olmaz, böyle olur” desinler.

“Kadın gibi “homojenlik” içeren bir kavram ve kimlik adı altında lezbiyen, gay ve diğer cinsel kimliklere işaret etmediğinden, bu ayrımcılığı “Kadınlar Günü” adıyla heteroseksüel bir cinsel kimlik adı altında meşrulaştırdığından dolayı önemli bir rahatsızlık noktası olarak işaret edilmesi gerekirken, bu güne anlam atfetmek anlamsız olmaz mı?” demişsin ya Numan Bey, cinsel kimliklere işaret etme misyonunu da 8 Mart’a verdin ya. Oradaki feminist kadınların cinsel kimliklere nasıl baktığını tahmin etmek zor değil. Ayrımcılık tek bir şey değildir. Bir şeye ayrımcı yaklaşıp öbürüne yaklaşmamak olabilir mi? Bu tutarsızlık ve ayrımcılığa karşı olmanın içselleştirilememiş halidir. Ayrımcılığın hepsi bir elbette. Bunun ortası olamaz ama biz de bu da olabiliyor işte maalesef. 8 Mart Gece Yürüyüşü’nde evet GAYlerin kortejde bulunmasına itiraz ediliyor ve bu senelerden beri tartışma konusu. Neden? Benim açıklamam şöyle. Nasıl ki bazen bir bayrak yakılarak aslında onun temsil ettiği şeye, devlete, güce olan tepki sağaltılıyorsa, bir sembol, bir heykel, bir isim türlü baskının işareti görülüyor, öfke onlar üstünden patlıyorsa bu da benzer bir durum. Tüm gayler efemine değil bunu biliyorsun ve kortejde erkek simgesi olarak görülebiliyorlar. Bunda tuhaf bir durum yok. Erk(ek)in simgesi.. Gayet anlaşılabilir bir durum. Bir günde yandan izleyebilirler. “Zaten gaylerin korteje dahil olması durumunda ‘biz de kadın erkek eşitliğine inanıyoruz ve biz de kadınlarla bir arada eyleme katılmalıyız’ diyen ve demeyen -sırf eğlencesine orda olmak isteyen- bir sürü heteroseksüel erkek de korteje dahil olabilir. Bunun önüne nasıl geçilecek? Sadece bir gün bıraksınlar kadınlar kendi eylemini yapsın ve orda sadece kadın olsun. Bu erkekleri ötekileştirmektir gibi bir tartışmaya ne lüzum var.

Tavsiye Edilen Yazılar

Sonuçta ben yazını çok seviyorum bir yanıyla. Sadece daha uzun olsa belki daha iyi olur. Burda bir genelleme ve altı boş olan durumlar var. Kadınlar Günü’nü kadını öven, ona iyi kadın nasıl olmalı bilgisini aktaran, aslında yaşamın içinde ezilmesine sebep olan çeşitli rollerinin kutsandığı, çiçek verme ve tebrik gününe dönüştüren duruma ben dahil bir sürü kadın itiraz ediyor. O gün, orda, burda, sokakta bir araya gelmenin harikalığını, birlikte itiraz edebilmenin güzelliğini yok saymasan ve sadece olumsuzdan değil, iyi tarafından da bakarak yeniden güncellesen yazıyı hoş olurdu. Ama biz birbirimize çok karışmıyoruz. Sen bunu istiyorsan bunu yap. Ben bunu istiyorsam böyle yapayım.

Ayırt etmeden, bana benzeyen veya benzemeyen, içindeki ışığı minik hatta sönmüş veya alev alev olan, yaşamın çeşitli alanlarında kadın olmakla ilgili sıkıntıları hem farklı farklı, hem de değişik dozlarda yaşayan, erk’e hizmet eden, etmek istemeyip yine de eden, etmeyen, yaşamın her alanında bir şekilde direnen ve dönüşebilen, değişebilen, sevebilen, kabul edebilen tüm kadınları kucaklıyorum. (Fotolar benim 8 MART dövizlerim)


[1]https://itaatsiz.org/2017/03/06/8-mart-dunya-kadinlar-gunune-dair-sorular-numan-bey/?fbclid=IwAR2ohrw110O_TaqHIVovbhpyqbmwpCtxhWH4gZWAXlhh82ScIygn7x4owpA

[2] Bu yazı itaatsiz.org’daki herhangi bir başka admine danışılmadan yayımlanmıştır.

%d blogcu bunu beğendi: