Devletin Kökeni – 5 – Yeniden Dağıtım – Harold Barclay

Yeniden Dağıtım
0
277
Yeniden dağıtımın en azından en düşük düzeyde hiyerarşiye ihtiyacı vardır.

Üç çeşit ekonomik değiştokuş vardır: Karşılıklılık, yeniden dağıtım ve pazar. Karşılıklılık değiştokuşun en eski yöntemidir ve insan toplumlarında çok yaygındır. Bu birinin bir başkasına sağladığı hizmet ya da ürün için armağan vermek gibi bir şeydir. Genellikle bu tavırda içkin olan anlayış alıcı tarafından alınan şeye karşılık gelecekte benzer değerde bir şeyin geri verilmesidir. Karşılıklılık hemen ya da geciktirilerek olabilir. Hemen verilen karşılıklılık büyük ihtimalle memeli türlerde yaygındır. Örneğin atlar ve maymunlar birbirlerini tımar ederler. İnsanlar da bu çeşit karşılıklılığa başvurur fakat çok iyi akılsal kapasitesiyle çeşitli ayrıntıları kolayca hatırlayabilirler. Bu ise onlara gecikmeli karşılıklılığı kullanmalarına imkan sağlar. George kızının evliliğinde Stanley’in ona 100 dolar verdiğini hatırlar. Stanley’in şimdi evini tamir etmesi gerekiyor ve George şimdi eşit bir tarzda tamire katkı vermekle yükümlüdür. Bugün dahi pazar hakimiyetinin olduğu toplumlarda karşılıklılık yaşıyor. Kız kardeşim geçen yıl bana Noel hediyesi göndermişti ve bu yıl onun tekrar aynısını yapacağı tahmini ile ona bir hediye de ben göndereceğim. Karşılıklılık başka şeylerin ortasında bedelsiz hediye olmayacağını vurgular.

O eşitler arasında değiştokuş yöntemidir – kişinin hiyerarşik düzenlemeler benzeri şeylere ihtiyacı yoktur.

Yeniden dağıtımın en azından en düşük düzeyde hiyerarşiye ihtiyacı vardır. Bir yerde bir çeşit servet birikimi için farklı kişilere gereksinim vardır ve bir kişiye bu serveti yeniden dağıtması için sorumluluk verilmiştir. Yinelersek karşılıklılıkta olduğu gibi, özellikle en basit ifadesiyle, bir hediye verme görünümü vardır.

yeniden dağıtım devletin ihtiyaç duyduğu işleyen fon aracı olarak vergilendirme yoluyla sürmektedir. Modern devlet her vatandaşın servetinin bir kısmına el koyar ve onları yeniden dağıtır.

Mısır gibi Yakın Doğu’nun eski devletlerinde yeniden dağıtımın biçimleri daha karmaşıktı. Köylülerin ekinlerinin bir bölümünü yerel ambarlarda saklamaları beklenmekteydi. Mısır’da ülkenin her tarafında boydan boya çok sayıda ambar yapılmıştı. bir yörede yaşayanlar tarafından tüketilmemiş ürünler firavunluk sarayının merkezi ambarlarına gönderilirdi. Yeni Gine ve Kuzey Amerika’nın Kuzeybatı kıyısında yeniden dağıtım genel bir kitleye hizmet eder. Yakın Doğu’da ise esas olarak, yönetenlerin çıkarları için vergi toplamak biçimindeki salmalar, soylular, din adamları ve askerlerin varlık içinde yaşamaları içindir. Bunlara karşın orada da ekonomik değiştokuşun esas biçimi vardı.

Tavsiye Edilen Yazılar

Geçmiş birkaç yüzyıldır yeniden dağıtım pazar düzenlemelerinin lehine gerilemişti. Gene de yeniden dağıtım devletin ihtiyaç duyduğu işleyen fon aracı olarak vergilendirme yoluyla sürmektedir. Modern devlet her vatandaşın servetinin bir kısmına el koyar ve onları yeniden dağıtır. Bu kesim devasa büyüklükteki bürokrasiyi yaşatmak, askeri kurumları ayakta tutmak, zengin şirketleri desteklemek için dağıtılır. Özellikle refah devleti dediklerinde ise devletin el koyarak topladığı gelirlerin halkın sağlık, refah ve eğitimine giden kesimi küçük bir miktar değildir. Bundan dolayı üç çeşit yeniden dağıtım sistemimiz vardır. Biri özellikle ayrıntılı bir biçimde haz vericidir ve aşırı şekilde karşılıklılığa yakındır. İkincisi, merkezi ambarlar kurar ve biriktirilmiş serveti egemen azınlığa peşkeş çeker. Serveti fakirlerin emeklerinden alıp kendilerine mal ederler. Üçüncüsünde devlet fakirlerden ve zenginlerden vergi toplar ve parayı farklı gruplara arasında dolaştırır. Bir yüzyıl öncesine kadar bunun büyük bir miktarı iktidarların askeri ve idari şubelerine giderdi. Buna toplam gelirin büyük bir kısmı kendisine giden kraliyet ailesi de dahildir. Yakın zamanlarda dağıtılan gelirin daha fazlası daha alttaki toplumsal basamaklara aktarılmıştı. Çünkü birilerinin iddia ettiği gibi, iktidarlar ayak takımına bir parça kırıntıyı garanti ederlerse bununla uyruklar arasındaki barışı korumanın daha ucuz ve basit olduğunu öğrendiler.

Çeviren: Alişan Şahin

%d blogcu bunu beğendi: