“serin sabah keyfi ezgisi” ve “sensizlik sınavı” – Ahmet Ateş (Şiir)

0
262

serin sabah keyfi ezgisi

                    (orta güçte/moderato)

Dağların kuytuluklarında

her canlı güneşlenirken

al bir atı sıcak ülkelere sürmekteyim

geceden kalmış bedenim

ısınamaz, ısınamaz ki

sohbetinin sıcaklığından başka hiçbir mevsimde

tanış bir imge bulvarlara çeker beni

imgesel bir kentin anacaddelerine

sarışın sahte gülüşleri vitrinlerin

dik başlı oturuşlar, duruşlar

inan hepsi korkunun bir buluşu

yapay büyüklenmelere, güvenli görünmelere

sevinçli görünüşlere sığınmaktansa

as yüzünü

kalmadı zaten gülünecek güzellikleri yeni ilişkilerin.

“Bizimkisi çıkacakmış…”

kucaklamak geçer içimden

yüzyıllık yalnızlıklardan

toplaşıp uçuşları kadınların tutukluevlerine

kanatlarında teneke kutulardan saksılar

“bizimki…”

Gurur acı gülüşlerinden imbiklenmiş

kaygılı yalnız gecelerinden alınmış

gizli bir gülücük dudaklarında, gözlerinde

ortak beklentilerinizi unutup

şimdi razıymışsınız  bir merhabasına

içerdekilerin

yalınlığın, dostluğun, sevgililiğin

çatalkapısı

yarım gülüşleri hep ılık

ve umutla girilir görüşlere.

“… çıkacakmış.”

Çıksın, çıksın kadın kardeşim!

Sen ya küçüğüm, ondörtlüm, Brüksellim

saçı görklüm?

Babalık pangunotla bu devirde

üstelik seninkisi içerde.

Ürkeksin, çekingensin, sözsüzsün

niçin sırlarsın yüreğini

kız, senin şimdilerin

gelecek zamanların ne yetkin

çift mi yaşadın geçirdiğin yılları

korkuyorum sen kolumdayken

yavaş bu ne hız!

Saçların dağılacak sonra!

Buraya kim alçak yaptı

üstgeçitlerini kentin?

Haziran 1984 

sensizlik sınavı

Yokluğuna alışamadım

bekler dururum karanlıkların kıyısında

bitir diyorsun tutsaklığını

korkarım dalgalı gecelerde

sensizliğe sürüklenmeye

ışık vuruyor gözlerime

giden gemilerde düşlerken seni

bir burgu dönüyor beynimde

inat bu ya, bekliyorum.

Saatimde dönenen ne durmadan

gel

at şunu derinliklere

ölüme gidiş hızım hesapsız kalsın

hep aynı imge

konuşuyor konuşuyorsun işitilmez

sözcüklerle

düşünce tutulması bende.

Nasıl harcarsın zamanı diyorsun

ayaklarım tutkallı, yerler ahşap

ören yerinden yükselen kahkahalar

ne denk geliş

gene unuttum geçmişi bir yerlerde.

Dilimin ucundaki yarınım mı

eksik elemanlı eşitsizlikler

yoksul biçimlerde çözülür

sensizlik testinde.

Ağustos 1984

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.