Nietzsche’nin “Böyle Buyurdu Zerdüşt”ü ve Kur’an – Hanina Ben-Menahem

0
208

Aşağıdaki şu iki bölüm başlıklarını dikkate alın:

TSZ (İng)BBZ (Türkçe)Quran (İng)Kur’an (Türkçe)Arapça Ayet ismi
On the Tree on the MountainDağbaşındaki Ağaç ÜstüneThe Mountain  DağTur
On War and WarriorsSavaş ve Savşçılar Üstüne

The War

SavaşMuhammed
On the Way of the CreatorYaratıcının Yolu ÜstüneThe CreatorYaratıcıFatır
The Night SongGece TürküsüNightGeceLeyl
On the TarantulasZehirli Örümcekler ÜstüneThe SpiderÖrümcekAnkebut
On PoetsOzanlar ÜstüneThe PoetsOzanlarŞuara
At NoonÖğleyinThe Bright DayAydınlık GünDuha
On RedemptionKurtarma ÜstüneOn RedemptionKurtarma ÜstüneFurkan
Before SunriseGüneş DoğmadanDaybreakGüneş DoğmadanFelak
The AwakeningUyanışThe RisingYükselişA’la

Sol tarafta bulunanlar BBZ’teki konuların başlıkları,[i] Sağdakiler ise Kur’an’daki[ii] başlıklar.[iii]

  • Bu benzerlikler tesadüf olabilir mi?

Res ipsa loquitur,[Şeylerin kendisi konuşuyor], iddiamı sunabilirim.Bu yazıların tesadüf olmadığı iddiasına dair açık argümanlar ortaya koyacağım. Şaşırtıcı olan bazı Kur’an surelerinin başlıkları ile Böyle Buyurdu Zerdüşt arasındaki bu çarpıcı benzerliğe dikkat edilmemiştir. Böyle Buyurdu Zerdüşt’ün 80 bölümünün başlıkları. İle Kur’an’ın 114 suresinin başlıkları arasında bir karşılaştırma yaparsak iki liste arasında belirgin bir yakınlık görebiliriz. Sure adları ile BBZ’de yer alan 80 başlığın 20-25 tanesi arasında şaşırtıcı bir benzerlik görünmektedir. Benzerliklerin bazıları hemen hemen aynı (Von den Dichtern/ Die Dichter; Von der Erlosung/ Die Erlosung), (Şairlere/Şairlere; Kefarete/ Kefarete Dair), bazıları semantik (anlam) (Vom Lesen und Schreiben/ Die Feder) (Okuma ve Yazma/Kalem Üzerine) ve bazıları ise sözcüksel (Von Kind und Ehe/Die Ehescheidung) (Çocuklar ve evlilik hakkında/Boşanma hakkında) veya zıt anlamlıdır (Die Heimkehr/Die Auswanderung) (Eve dönüş/Göç). Bu değerlendirme listelerinden bazıları göz önüne alındığında, paralellik daha da şaşırtıcıdı. Ör.: Von den Taranteln/ Die Spinne (Zehirli Örümcekler Üstüne/ Örümcek); Von den Fliegen des Marktes/Die Bienen (Pazar Yerindeki Sinekler Üstüne/Arı) oldukça tuhaf ve kehanet ve yarı-peygamberlik metinlerinde bulmayı bekleyeceğiniz türden başlıklar değildir.[iv]

İşte söz konusu benzerliklerin daha eksiksiz bir listesi:

Böyle Buyurdu ZerdüştKur’an 
Bölüm 1 Ahmed Ali Çev. İngilizce Sure AdıArapça Sure Adı 
7Okuma ve Yazma Üstüne68The PenKalem 
8Dağbaşındaki Ağaç Üstüne52The MountTur 
10Savaş ve Savaşçılar Üstüne47Muhammed (The War)Muhammed 
12Pazar Yerindeki Sinekler Üstüne16The BeesNahl 
17Yaratıcının Yolu Üstüne35Thr Originator (The Creator)Fatır 
18Yaşlı ve Genç Kadınlar Üstüne4The WomenNisa 
20Çocuk ve Evlilik Üstüne65DivorceTalak 
 Bölüm 2    
28Ayaktakımı Üstüne109Unbelievers (Disbelievers)Kafirun 
29Zehirli Örümcekler Üstüne29The SpiderAnkebut 
31Gece Türküsü92The NightLeyl 
36  Kültür Ülkesi Üstüne90The Earth (The Countryside)Beled 
39Ozanlar Üstüne26The PoetsŞuara 
40Büyük Olaylar Üstüne56The Inevitable (The Event)Vakıa 
41Falcı21The ProphetsEnbiya 
42Kurtarma Üstüne25The Criterion (On Redemption)Furkan 
43İnsanca Öngörü Üstüne76Time (Man)İnsan 
43İnsanca Öngörü Üstüne114MenNas 
 Bölüm 3    
45Gezgin17The Cildren of Israel (The Night Journey)İsra 
48Güneş Doğmadan91The SunŞems 
48Güneş Doğmadan89The Dawn (Daybreak)Fecr 
48Güneş Doğmadan113The Rising Day (Daybreak)Felak 
52Dönmeler Üstüne109The UnbelieversKafirun 
53Yuvaya Dönüş59Confrontation (Exile)Haşr 
 Bölüm 4    
63Krallarla Konuşma67The KingdomMülk 
70Öğleyin93Early Hours of Morning (The Bright Day)Duha 
72Akşam Yemeği103Time and Age (The Declining Day)Asr 
73Yüksek İnsan Üstüne87The Most High (The Highest)A’la
77Uyanış75The Resurraction (The Rising)Kıyamet
80Belirti98The Clear ProofBeyyine

Not:

1. İngilizce sure isimlerinden parantez içine almış oldukların yazarın Ahmed Ali’nin çevirisinden farklı olanlarıdır. (Ç.N.)

2. Arapça sure isimleri heryerde aynı olsa da yaralandığım Meal Ali Bulaç’ın mealidir. (Ç.N.)

Kur’an ve Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabının sıklıkla bazıları insanlarla konuşan ve peygamberle sohbet eden renkli bir hayvanlar alemine referans yaptığını belirtelim. Kur’an şu hayvanlarla konuşur: karınca, arı, örümcek, inek, fil, eşek, sinekler, kelebekler. Bu hayvanları Böyle Buyurdu Zerdüşt’te geçen, aşağıda sıraladığım hayvanlarla karşılaştırın: Sinekler, Zehirli örümcekler, maymunlar, inekler, eşekler, aslanlar, kartallar, yılanlar, develer, ejderhalar. Bu çeşitli türden hayvanları sık sık anılması her iki eserin de ortak ve önemli özelliğidir. Ve bu referanslar silinseydi çalışma oldukça farklı bir şey olurdu. Bu benzerliğe dair iki özel örnek özel bir vurguyu hak ediyor. Nietzsche “alacalı” inekle konuşur (Z I:1) ve sure 2 ayet 69’da Kur’an “parlayan” inekten[v] bahseder. BBZ II. Böüm: 30. başlık olan “Ünlü Bilgeler Üstüne” isimli kısımda,

“…oysa kentlerde barınır besili ünlü bilgeler, – yük hayvanları.”

Çünkü hep eşekler gibi halkın arabasını çekerler onlar!”[vi] derken bu bize Sure 62 (Cuma Suresi) ayet 5’i hatırlatır: “Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleri ile gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir.”

Aynı şekilde, her iki eser farklı kategorilerde insanlara gönderme yapan başlıklar bulunuyor: peygamberler, şairler (ozanlar), vb. kategorileştirmeler arasındaki uyum mükemmel olmasa da Nietzsche’nin kategorileri Kur’an’ınkileri çağrıştırıyor ve bir tür paralellik ve metinlerarasılığı isbat ediyor gibidir. BBZ II:26 “Rahipler Üstüne” (Von den Priestern), II:27 “Erdemliler Üstüne” (Von den Tugendhaften), II:28 “Ayaktakımı Üstüne” (Von Gesindel), II:30 is “Ünlü Bilgeler Üstüne” (Von den berühmten Weisen), II:38 “Bilginler Üstüne” (Von den Gelehrten), II:39 “Ozanla Üstüne” (Von den Dichtern) ve III:52 “Dönmeler Üstüne”(Von den Abtrünnigen). İnsan kategorilerinin benzerlerini Kur’an’da da buluyoruz: Sure 21 “Enbya” yani Peygamber (Die Propheten), 23 “Mü’minün” yani İnananlar (Die Glaubigen), 26 “Şuara” yani Ozanlar (Die Dichter), 39 “Zümer” yani Birlikler (Die Scharen), 63 “Münafikun” yani Münafıklar/İki yüzlüler (Die Heuchler), ve 109 “Kafirun” yani Kafirler/İnanmayanlar (Die Unglaubigen).

Bu iki eser arasında belirgin üslup benzerlikleri de vardır. Özellikle ortak bir yapıya sahiptirler. Hiçbiri bir deneme değildir fakat gerçekten her bir eser farklı başlıklandırılmış bölümlerde farklı fikir serilerini ifade etmektedir. Her biri farklı bir tema geliştirse de bu bölümler arasında açık çizgisel bir bağlantı yoktur. Her iki durumda, anlatıcı diğer araçların yanı sıra esrarengiz bölüm başlıkları ile elde edilen sürpriz ve gizem duygusu yaratır (Aslında Kur’an ile ilgili olarak, bu edebî motivasyon, 20, 36, 38 ve 50. sûrelerin başlıklarında alfabedeki bazı harfler bulunan tuhaf başlıkların izahı olarak ileri sürülmüştür.) Her iki kitaptaki pek çok bölüm lirik, imgesel ve rüyamsı bir havadadır.

Ayrıca her iki kitabın isminin yüksek sesle okunmaya ve konuşmaya gönderme yapması dikkate değerdir. Böyle Buyurdu Zerdüşt’ün ilk bölümünün başlığı “Zerdüşt’ün Konuşmaları”dır. Ve “Kur’an” kelimesi ‘sözlü çağrı’ kelimesi ile ilişkilidir. Kur’an-ı Kerim selefi olan Tevrat’ın aksine sözlü olarak indirilmiş ve tebliğ edilmiş bir peygamberlik kitabıdır. Nietzsche’nin başlığı, Kur’an gibi, çalısmasının, insanlığa sözlü olarak tebliğ edilen bir peygamberimsi mesajlar koleksiyonu olduğunu işaret ediyor. Ama aklımızda tutmamız gereken bir diğer özellik İncil’in aksine Kur’an’ın varsayımsal olarak tek bir kişinin eseri olmasıdır ve bundan dolayı Böyle Buyurdu Zerdüşt’te şampiyonluğu yapılan bireycilik için uygun bir modeldir.

  • Nietzsche’nin Kur’an’a aşinalığı mantıklı mıdır?

Nietzsche’nin Kur’an’ı okumadığı ihtimal dahilinde değildir. Din eleştirisi ile ilgilenmekteydi ve sadece İncil ve Eski Ahid’i değil Manu Kanunnamesi gibi Şarkın kutsal kitabı benzeri mümkün olan tüm klasikleri okuyordu. Dahası biz Kur’an’ın bir kısmının Martin Luther tarafından tercüme edildiğini biliyoruz ve Protestan gelenekte Kur’an farkındalığı vardır. Nietzsche’nin çalışmalarında Muhammed’in ismi en az on iki defa yer alır. Nietzsche’nin doğumundan dört yıl önce, 1840’ta, Kur’an’ın yeni bir Almanca tercümesinin Ludwig Ullman ya da başka çevrelerde haham Lion Baruch Ullmann tarafından yapıldığını biliyoruz. Bu durumda daha önce Kur’an Almanca’ya birçok defalar tercüme edilmişti. Ullmann’ın tercümesi Arapça’dan Almanca’ya yapılan ilk çeviri olmasa da İslamı açıkça aşağılayan bir tavır sergilemiyordu.[vii]

Ullman’ın tercümesi aşırı popülerdi ve ondokuzuncu yüzyılın sonlarında dokuz baskı yapmıştı. Belki de bunun nedeni eleştirel bir araçla bilimsel ya da alimce bir çeviri olmamasıydı. Herhakükarda iyi bir satışı ve dağıtımı yapılmıştı. Bir yandan Nietzsche’nin fikirlerinin oluşum yıllarında bu çevirinin popülerliği, diğer yandan Nietzsche’nin dinlere olan ilgisi göz önüne alındığında, Nietzsche’nin büyük olasılıkla Kur’an’ı bu çeviride okuduğu hemen hemen kesin görünüyor.

Son zamanlarda yayınlanan iki kitap Nietzsche’nin İslam’a dikkate değer bir hayranlığı olduğunu iddia ediyor.[viii] Ian Almond birçok nedenle oldukça ikna edici bir şekilde İslam’ın Nietzsche’de özel bir yer tuttuğunu ve İslamcı dünya görüşü ve kültürüne devamlı bir ilgisi olduğunu tartışır. Almond, Nietzsche’nin eserlerindeki İslam’la bu belirgin yakınlığı ortaya koyan bölümleri en ince ayrıntısına kadar analiz eder. Kur’an’da dünyanın “oyun ve dikkat dağıtma”[ix] benzeri bilindik alıntı dahi bulunmaz. Gerçekten de hiçbir alıntı olmasa da, yukarda da gördüğümüz gibi, Böyle Buyurdu Zerdüşt’ün Kur’an‘la birçok ortak başlığa vardr ve Almond’ın farkında olmadığı sayısız paralellikler görülebilir.

Böyle Buyurdu Zerdüşt ismi eserin Kur’an’ın bir örnek modeli olduğu iddiasını çürütüyor mu?

Böyle Buyurdu Zerdüşt ismi derhal kutsal ya da peygamberimsi kitapları akla getiriyor. Açıkça Zerdüşt’e referansta bulunulmasının tüm hikayeyi anlattığını varsayarsak, Nietzsche’nin marifetini hafife almış oluruz. Bu eserin ilham kaynağını gizlemenin, bunun okuyucu tarafından açık edilmesine bırakmanın Nietzsche’nin gerçek ilham kaynaklarını gizleme eğilimine daha uygun olduğunu iddia ediyorum. Birinin kitap yazarken kendi eğilimini maskelemesine dair Şen Bilim 381’de Nietzsche’nin söylemiş olduğu sözleri kendimize hatırlatmaya gereksinimimiz var:

Anlaşılabilir olma sorunu üzerine – Kişi yazdığında sadece anlaşılır olmayı istemez; kesinlikle sadece anlaşılmamayı da istemez. Birileri bu kitabı anlaşılmaz bulduğunda kitaba itiraz etmenin hiçbir şekilde gereği yoktur: belki de bu yazarın eğilimi böyledir – ‘herkes’ tarafından anlaşılmak istemiyordur. Her soylu ruh ve zevk, iletişim kurmak istediğinde izleyicilerini seçer; onu seçerken ‘diğerlerine’ karşı kendiliğinden engeller dikiyordur. Bir üslubun tüm incelikli kanunları buradan kaynaklanır: kulakları bizimkilerle uyumlu olanların kulaklarını açarken – yukarıda söylenmiş olduğu gibi kendiliğinden uzak dururlar, bir mesafe yaratırlar, ‘girişi’, anlayışı yasaklarlar.

İlginç bir şekilde, Nietzsche aynı bölümde, Zerdüşt’ün kasıtlı belirsizlik konusundaki konumunu onayladığını aktarır.

Yeryüzünde, erdemin tatlı duygularıyla uyanan ilham almış yaşlı eşeklerden ve kızlardan daha eğlenceli bir manzara tasavvur edemiyorum: ve “bunu gördüm” – böyle dedi Zerdüşt

Genel olarak, Nietzsche’nin yazılarının özlü olması (ve anlaşılmazlığı), okuyucularını perdelemek ve öğretilerini gerekli akıl ve ruha sahip olanlara ulaşılmasını sağlamak için başvurduğu bir mekanizmadır. Bu bağlamda Zerdüşt’e ve “böyle söyledi Zerdüşt” sözüne yapılan atıf, Nietzsche’nin “anlaşılabilir olma sorunu üzerine”deki düşüncelerini Böyle Buyurdu Zerdüşt ile doğrudan ilişkilendirdiğinden dolayı anlamlıdır.

Nietzsche’nin Kur’an’ın konu ve başlıklarını ödünç almasının biliniyor olmasından dolayı, Nietzsche’nin çalışmasını Kuran’a göre modellemesi olgusundan hareketle, TSZ’de başka bir çalışmanın yankılanması şaşırtıcı olmamalı. Bunu orijinalliğini reddetmek için söylemiyorum, daha çok, Kuran’ı çağrıştırırken BBZ’ün Nietzsche’nin alışılmış tarzından sapmadığını vurgulamak için söylüyorum. Akademisyenler, Nietzsche’nin klasiklerden aldığı birçok vakayı sıralamışlardır; bunlara Şen Bilim ismi ve kötü şöhrete sahip olan Nietzscheci özdeyiş “Tanrı öldü”[x] sözü de dahildir.

Nietzsche, Ecce Homo’da fikirlerini aktaran bir figür olarak Zerdüşt’ü seçmesine dair bir açıklama getirir:

Benim ağzımdan, ilk immoralistin ağzından çıkan Zerdüşt adının ne anlama geldiği bana sorulması gerektiği gibi sorulmadı: çünkü bu, Farslıların tarihteki anıtsal ve benzersiz yerini oluşturan şeyin kesinlikle tam tersidir. Zerdüşt, iyiyle kötünün mücadelesini şeylerin mekanizmasındaki gerçek çark olarak gören ilk kişiydi. …Bu kader ahlak hatasını Zerdüşt yarattı. …Zerdüşt, diğer tüm düşünürlerden daha doğrudur. …doğruluktan ahlakın kendi kendini aşmasına; ahlakçıların kendi karşıtlarına -benime- kendilerini aşmalarına, benim ağzımdan çıkan Zerdüşt adının anlamı budur.

Bazı akademisyenler, bu alıntıya dayanarak, Böyle Buyurdu Zerdüşt başlığındaki referansı, kitabın Zerdüştlük hakkında olduğunun bir göstergesi olarak kabul etmişlerdi ve Nietzsche, Zerdüştlük ve Avesta arasında temas noktaları kurmak için çok çaba harcamışlardır. Ancak alıntı bize açıkça kitabın Zerdüştlükle ilgili olmadığını, daha çok onun olumsuzlanmasıyla ilgili olduğunu anlatıyor. Benim iddiam, Nietzsche’nin bu taban tabana zıt bakış açısını açıklama projesiyle uğraşırken Kuran’dan ilham aldığına dairdir.

Bildiğim kadarıyla, Nietzsche Böyle Buyurdu Zerdüşt’e dair, bırakın açıklamayı, Kur’an’dan ilham aldığından bahsetmez. Nietzsche’nin bu konu hakkında sessizliğine dair bir açıklamam yok fakat gene de bu bağlantı bana tartışılmaz görünüyor. Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt’te Kur’an’ın ironik bir ayna imgesi yaratır.[xi] O Tanrıya ilahi söylemekten ziyade insana bir ilahidir. Der Allerhöchste, Der Schopfer ve Die Propheten (İng. The Highest, The Creator, The Prophets; Tür. En Yüce, Yaratıcı, Peygamberler; [Kur’an ayetlerine referansı: Kıyamet, Fatır, Enbiya. Çev. N.]) gibi ilahi nitelikleri Nietzsche insana atfeder. Bu din karşıtı tersyüz etme, tamamen farklı bir mesajın hizmetinde Kur’an başlıklarına başvurarak vurgulanır ve saygı vektörü insandan Tanrı’ya değil, insandan insana akacak şekilde yeniden yönlendirilir. Geçekten de Böyle Buyurdu Zerdüşt’ün amaçladığının Kuran’ın Tanrısını insanlaştırmak olduğu söylenebilir. Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt’te nitelendirdiğini, Ecce Homo 4’te iki eserin altında yatan mesajlar arasındaki eşitsizliği aşağıdaki gibi ima eder: “Burada konuşan bir ‘peygamber’ değil, dinlerin kurucuları olarak bilinen güç istenci ve hastalık karışımından biri de değil.”

Böyle Buyurdu Zerdüşt üzerine olan literatür elbetteki geniştir ve giderek de büyüyor. Nietzsche’nin otobiyografisi olduğu; Nietzsche’nin eski bir Pali metni olan Dighanikaya’dan ilham aldığı; BBZ’ün Nietzsche’nin ekonomisinin bir açıklamasını sunduğu; BBZ’ün bir Hıristiyan alegorisi olduğu; BBZ’ün Wagner’in natüralizminden ve Spinoza’nın panteizminden, determinizmden, natüralizmden etkilendiği gibi sunulan birçok farklı yorum arasında BBZ’ün bir senfoni gibi organize edildiği öne sürülmüştür.[xii]

Çev. Alişan Şahin

Hanina Ben-Menahem
Professor of Law,

Hebrew University of Jerusalem Gruss Visiting Professor,

Harvard Law School

benmenah@law.harvard.edu


[i] Ben Del Caro’nun Zerdüşt çevirisini, Ecco Hommo için kullandım Norman’ın ve Şen Bilim için de Nauckhoff Çevirilerini kullandım.

[ii] Kuran surelerinin başlıklarını BBZ2nin başlıkları ile karşılaştırmak için Kuran’ın Ullman çevirisi  kullanıldı ve Kur’an alıntılarının Almanca çevirisi buradan alındı; Aşağıdaki “Mantıklı mı?” kısmına bkz.

[iii] Çevimen olarak ben ise BBZ’nin İngilizce çevirisi için Penguin Books, R.J. Holligdale ve Türkçe için Cem yayevince basılan Turan Oflazoğlu çevirisini, İngilizce Kur’an Karşılaştırması için Ahmed Ali’nin Princeton University Press’çe basılan çevirisini kullandım.

[iv] Buna karşılık, Kur’an başlıkları ile GS’deki başlıklar arasında bir karşılaştırma, önemli benzerlikler ortaya koymaz.

[v] Ali Bulaç’ın mealinde bu “bakanların içini ferahlatan ‘sarı’ inek” olarak geçiyor.

[vi] BBZ, S. 101, Cem Yayınları, T. Oflazoğlu.

[vii] Ahmad von Deffner, “History of the translation of the meanings of the Qur’an in Germany up to the year 2000. A bibliographic survey,” Şu adreste bulunabilir. www.qurancomplex.com/DownloadFile.asp?FileName=06.pdf, son ziyaret 10 Mart 2010.

[viii] R. Jackson, Nietzsche and Islam (London: 2007); Ian Almond, History of Islam in German Thought (New York: 2010). Ian Almond’un bu kitabındaki makalelerden birini okumak için bkz. Nietzsche’nin İslam ile Barışı: Düşmanımın Düşmanı Dostumdur https://itaatsiz.org/nietzschenin-islam-ile-barisi-dusmanimin-dusmani-dostumdur-ian-almond/

[ix] Almond, Age. 156.

[x] K.M. Higgins, Comic Relief: Nietzsche’s Gay Science (Oxford: 2000)’de tartışılan bu eğilimdir.

[xi] Böyle bir ironi Nietzsche’nin yazılarında sıklıkla gösterilir ve eserlerini anlamak için kilit roldedir. Bkz. Higgins, Age.

[xii] Bkz. Graham Parkes, “The Symphonic Structure of Thus Spoke Zarathustra: A Preliminary Outline,” Thomas Brobjer, “Thus Spoke Zarathustra as Nietzsche’s Autobiography,” and Uschi Nussbaumer-Benz, “In Search of the Wellsprings of the Future and of New Origins,” James Luchte (ed.) içinde,  Nietzsche’s Thus Spoke Zarathustra: Before Sunrise (London: 2008); Gary Shapiro, Alcyone: Nietzsche on Gifts, Noise and Women (Albany: 1991), W. Wiley Richards, The Bible and Christian Traditions: Keys to Understanding the Allegorical Subplot of Nietzsche’s Zarathustra (New York: 1990); T.K. Seung, Nietzsche’s Epic of the Soul: Thus Spoke Zarathustra (Lanham MD: 2005) ve Goethe, Nietzsche, and Wagner: Their Spinozan Epics of Love and Power (Lanham MD: 2006).

Visits: 117

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz